Görselde, iki kişinin karşılıklı bir konuşması yer alıyor. Konuşmanın merkezi, karşı karşıya kalınan bir problem durumu. Karakterler bir abi veya abla ile kardeşi, isimleri de Alper ve ablası olabilir. Yer ve zaman ise evde geçen bir öğleden sonra olabilir.
Alper, ablasından onunla parka gelmesini istiyor ancak ablası kütüphaneden aldığı kitabı bitirmesi gerektiği için gidemez. Kitabı zamanında teslim etmesi gerektiği için gece okuyarak bitiremeyeceğini belirtir. Ayrıca, daha önce uzatma hakkını kullandığını bu yüzden kitabı tekrar uzatma şansı olmadığını söyler. Alper, ablası dışında onu parka götürebilecek kimsenin olmadığını çünkü ailesinin çalıştığını ifade eder.
Kısa Hikaye
Bir öğleden sonra, Alper heyecanla ablası Ayşe’nin yanına koştu:
“Ablacığım, bugün benimle parka gelebilir misin?” diye sordu, gözleri umut dolu bir şekilde.
Ayşe, üzgünce başını salladı: “Maalesef Alper, gelemem.”
“Niye gelemezsin abla?” diye sitem etti Alper.
Ablası, masadaki bir kitaba işaret ederek, “Kütüphaneden aldığım kitabı bugün bitirmem gerekiyor,” dedi.
Alper’in yüzünde hayal kırıklığı vardı. “Akşam okusan olmaz mı?” diye sordu.
Ayşe bir nefes aldı, “Sadece akşam okursam bitiremem. Yarın kitabı teslim etmem gerekiyor. Bu yüzden bugün bitirmeliyim,” dedi kararlı bir sesle.
Alper, çaresizce, “Kütüphaneye gidip teslim süresini uzatabilirsin,” önerisinde bulundu.
Ayşe, kardeşine baktı ve şefkatle gülümsedi, “Daha önce uzattığım için böyle bir hakkım yok artık,” diye açıkladı.
Alper’in sesi artık umutsuzdu, “Ama abla, annem de babam da çalışıyor. Sen götürmezsen kim götürecek beni parka?”
Ayşe, kardeşinin durumunu anladı ve kitabı ne pahasına olursa olsun bitireceğine söz verdi. Ertesi gün, kitabı yetiştirmiş olarak, Alper’i parka götürdü. O gün ikisi de hem görevlerini yerine getirmiş olmanın hem de birlikte vakit geçirmenin keyfini çıkardılar.