Açık ve örtük ileti, bir metni ya da konuşmayı nasıl anladığımıza ve yorumladığımıza dair farklı yaklaşımlar sunar. Yukarıdaki metin üzerinden örneklerle açıklayalım:
Açık İletiler
-
“Büyük şairin dediği gibi…”
- Açık İleti: Burada, metin bir şairin sözlerine atıfta bulunarak başlamaktadır. Yani, başka bir kaynağa veya konuşmaya doğrudan bir referans bulunmaktadır.
-
“Mustafa Kemal Paşa, Türk milletinin başında…”
- Açık İleti: Burada, Mustafa Kemal Paşa’nın Türk milletine olan liderliği açıkça belirtilmektedir. Bu, bilgiye doğrudan ulaşmamızı sağlayan bir ifadedir.
-
“9 Eylül 1922’de de Türk süvarisi…”
- Açık İleti: Tarih ve olayın kendisi hakkında net bilgi verilmiştir. İzmir’in düşmandan kurtarılması ve tarih açıkça ifade edilmiştir.
Örtük İletiler
-
“Zincir içinde bağlı duran kahraman atın…”
- Örtük İleti: Burada kullanılan “zincir içinde bağlı” ifadesi, kısıtlanmış, özgürlüğü elinden alınmış bir durumu sembolize edebilir. Kısa ve öz olmalarına rağmen, daha derin bir anlam içerirler.
-
“Baş egdi sandığı at şaha kalkıyor!”
- Örtük İleti: “Baş eğmek” ve “şaha kalkmak” ifadeleri mecazi anlamlar taşır. Yeniden canlanan, güçlenen bir durumda olmaya işaret edebilir, fakat doğrudan ifade edilmez.
-
“Yaralar ve kısalarda bütün İzmir’i sezdik”
- Örtük İleti: Buradaki “yaralar” ifadesi, savaşın ve mücadelenin getirdiği zorlukları ve kayıpları mecazi olarak anlatmaktadır. Doğrudan belirtilmeyen ama anlaşılabilen bir ileti sunmaktadır.
-
“Bir gün başında kalmayacaktır seyişleri!”
- Örtük İleti: Burada, gelecekte daha iyi günlerin beklendiğine dair bir umut ve inanç örtülü bir şekilde ifade edilmektedir.
Her iki ileti türü de metnin anlamını zenginleştirir ve okuyucunun mesajı daha derinden kavramasına olanak tanır. Açık iletiler bilgi verirken, örtük iletiler duygusal bir derinlik ve yorum katmanı sunmaktadır.