37 - 38. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.
Tüm ilişkilerimizde olduğu gibi çocuklarımızla ilişkilerimizde de sınırlarımızın belirgin olması, onun sağlıklı gelişmesinde önemli bir olgudur. Sınırlarımızın neler olduğunu fark etmemiz, onun kendini var edebilmesine imkân vermede kritik bir aşamadır. Ancak bu sınırlar kalın olduğunda ortada bir ilişki olmaz. Tam tersi, ince olursa kesişim kümesi öyle bilyir ki ortada ne çocuk kalır ne de ebeveyn. Roller birbirine karışır, otorite sarsılır. Ona iyi bir rehberlik etmek istiyorsak her istediğine “evet” demek zorunda olmadığımızı bilmeye ihtiyacımız vardır. Biz “evet” dediğimizde çocuğumuz ona değer verdiğimizi düşünecek yanılgısına düşeriz. Ama bu, kendisini değersiz ve güvensiz hissettiren bir durumdur. Uygun bir şekilde “hayır” dediğimizde çocuğumuz önce ağlar, karşı çıkar, sınırlarımızı kontrol eder, sonra güvenli sularda yüzdüğünden emin olarak hayatına yön verir.
37. Bu parçada sınırların “kalın” ya da “ince” olmasıyla anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
A) Çocuğun davranışlarına yönelik yasak ve kısıtlamaların katılaştırılması ya da disiplinin tamamen gevşetilmesi
B) Aile içindeki iletişimin gereğinden fazla sınırlandırılması ya da sürekli ve kesintisiz hâle getirilmesi
C) Çocuğun her hareketinin baskı altında tutulması ya da tüm sorumluluğun erken yaşla ona devredilmesi
D) Çocuğun duygularına karşı fazla mesafeli davranılması ya da her duygusal tepkisine aşırı karşılık verilmesi
E) Çocukla kurulan ilişkide mesafenin gereğinden fazla artması ya da kişisel alanların birbirine karışması
38. Bu parçaya göre aşağıdaki ebeveyn davranışlarından hangisi bir yanılgı içermez?
A) Çocuğun sevgiden emin olması için beklentilerine çoğunlukla olumlu karşılık vermek
B) Çocuğun özgüven kazanması için kararlarına müdahale etmemek
C) Çocukla yakınlığı korumak için, uyacağı kuralları onun tepkilerine göre yeniden belirlemek
D) Çocuğun kendini güvende hissetmesi için kabul edilebilir davranışların çerçevesini göstermek
E) Çocuğun bağımsızlaşmasını desteklemek için seçimlerini her yönüyle ona bırakmak
Paragrafta Anlam ve Ebeveyn-Çocuk İlişkisinde Sınırlar Analizi
KULLANILAN FORMÜL / KURAL: Paragrafta söz öbeklerinin ve metaforik ifadelerin anlamı belirlenirken parçadaki bağlam ve neden-sonuç zinciri esas alınır. Yazarın “yanılgı” olarak tanımladığı tutumlar elenerek metnin savunduğu asıl düşünce (sağlıklı sınırlar çizmenin çocuğa güven verdiği gerçeği) doğru davranış olarak tespit edilir.
ÇÖZÜM VE SEÇENEK ANALİZİ
37. Soru Çözümü: Sınırların “Kalın” ya da “İnce” Olması
Metinde sınırların kalın olması durumunda “ortada bir ilişki kalmayacağı” belirtilmiştir; bu durum taraflar arasındaki mesafenin kopma noktasına gelecek kadar açılmasını ifade eder. Sınırların ince olması durumunda ise “kesişim kümesinin aşırı büyüyeceği, ortada ne çocuk ne de ebeveyn kalacağı, rollerin birbirine karışacağı” vurgulanmıştır.
- A) Parçada vurgulanan temel mesele yalnızca yasak/disiplin dengesi değil, ilişkinin doğası ve bireylerin konumudur.
- B) Yalnızca iletişim sıklığına odaklandığı için rollerin iç içe geçmesi durumunu tam olarak kapsamaz.
- C) Sorumluluk devrinden değil, kimliklerin ve sınırların korunmasından söz edilmektedir.
- D) Duygusal tepkilerle sınırlandırılmış dar bir yorumdur.
- E) (Doğru): Kalın sınır mesafenin gereğinden fazla açılarak ilişkinin kaybolmasını, ince sınır ise kesişim kümesinin büyümesiyle kişisel alanların ve rollerin birbirine karışmasını eksiksiz karşılar.
CEVAP: E — Çocukla kurulan ilişkide mesafenin gereğinden fazla artması ya da kişisel alanların birbirine karışması
38. Soru Çözümü: Yanılgı İçermeyen Ebeveyn Davranışı
Metne göre her şeye “evet” demek ebeveynin bir yanılgısıdır; çocuk bu durumda kendini güvensiz hisseder. Uygun bir şekilde “hayır” denilip sınırlar belirginleştirildiğinde çocuk “güvenli sularda yüzdüğünden emin olur”. Dolayısıyla doğru davranış, çocuğa güven veren sınırları (kabul edilebilir çerçeveyi) çizmektir.
- A) Metinde “Biz ‘evet’ dediğimizde çocuğumuz ona değer verdiğimizi düşünecek yanılgısına düşeriz.” denilerek bu durumun doğrudan bir yanılgı olduğu belirtilmiştir.
- B) Kararlara hiç müdahale etmemek sınırların silinmesine (ince sınır) yol açar, yanılgıdır.
- C) Çocuğun tepkisine göre kuralları esnetmek otoriteyi sarsar ve sınırları belirsizleştirir.
- D) (Doğru): Çocuğun sağlıklı gelişmesi ve kendini güvende hissetmesi için sınırların belirgin olması, yani kabul edilebilir davranış çerçevesinin sunulması metnin savunduğu temel doğrudur.
- E) Her şeyi çocuğa bırakmak rol karmaşasına yol açan hatalı bir yaklaşımdır.
CEVAP: D — Çocuğun kendini güvende hissetmesi için kabul edilebilir davranışların çerçevesini göstermek
SINAV NOTU / PÜF NOKTASI: Paragrafta metafor içeren sorularda (“kesişim kümesi”, “güvenli sular”) soyut kavramları günlük hayattaki karşılıklarıyla eşleştirin; “yanılgı içermez” gibi olumsuz köklü sorularda ise metnin doğrudan onayladığı ana düşünce cümlesine odaklanın.
