İş kazası sonrası işverenin hukuki sorumluluğu öncelikle hangi kanuna dayanır?
Cevap:
İş kazası sonrası işverenin hukuki sorumluluğu, başta 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na (SSGSSK) dayanır.
Aşağıda bu konuyu kapsamlı şekilde inceleyeceğiz.
Giriş
İş kazaları, işçi ve işveren arasındaki iş ilişkisinde istenmeyen ancak zaman zaman ortaya çıkan, sonuçları hem maddi hem de manevi zarar doğurabilecek olaylardır. Türkiye’de bu konuda temel hukuki düzenlemeler, özellikle 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, 4857 Sayılı İş Kanunu ve yardımcı nitelikte diğer kanunlarla belirlenmiştir. Fakat iş kazaları sonrası özellikle sosyal güvenlik hukuku açısından doğacak yükümlülük ve sorumluluklar öncelikle 5510 Sayılı Kanun çerçevesinde değerlendirilir.
Bu ayrım, iş kazası geçiren çalışanın (veya hak sahiplerinin) hangi sigorta kollarından yararlanacağı, işverene hangi rücu davalarının açılabileceği, hangi tazminat sorumluluklarının ortaya çıkacağı gibi konularda büyük önem taşımaktadır. İşverenin, kazanın niteliğine ve meydana geliş biçimine göre farklı türlerde sorumlulukları söz konusu olabilir.
Bu metinde, iş kazası sonrasında işverenin 5510 Sayılı Kanun çerçevesindeki hukuki sorumluluğu, diğer ilgili kanunlarla (4857, 4904, 193, 3359 gibi) nasıl ilişkilendiği, hangi durumlarda işverenin hangi yaptırımlarla karşılaşabileceği ve süreçte hangi adımların takip edilmesi gerektiği ele alınacaktır.
1. İş Kazası Kavramının Tanımı
1.1. Genel Olarak İş Kazası
İş kazası; 5510 sayılı Kanun’un 13. maddesinde tanımlanır. Buna göre iş kazası, sigortalının (işçinin) iş yerinde bulunduğu sırada veya işin yürütümü nedeniyle meydana gelen ve çalışanın bedensel ya da ruhsal bütünlüğünü zarara uğratan olaydır.
Önemli noktalar:
- Olay mutlaka işin görüldüğü yerde ya da işin yürütümü sırasında gerçekleşmelidir.
- Sigortalı sayılan bir çalışanın zarar görmesi gerekir.
- Herhangi bir sağlık sorunu ya da bedensel zarar meydana gelmesi, olayın “kaza” niteliğini kazanmasında kritiktir.
1.2. Neden 5510 Sayılı Kanun?
5510 Sayılı Kanun, sosyal güvenlik sistemi kapsamında çalışanların iş kazası ve meslek hastalığı halinde hangi haklara sahip olacağını ve işverenin hangi yükümlülüklerle karşı karşıya kalacağını düzenler. Aynı zamanda, işverene yapılacak bildirimlerden, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) rücu taleplerine kadar pek çok konu bu kanun çerçevesinde ele alınır.
2. İşverenin Sorumluluğunun Dayandığı Mevzuat ve İlişkileri
Türk hukuk sisteminde, iş kazası sonrasındaki hukuki süreçte birden fazla kanun ve yönetmelik devreye girebilir. Bunları birbirinden tamamen bağımsız düşünmek yerine, bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirmek gerekir.
2.1. 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu
- İş kazası tanımı, kazanın bildirimi, sigorta yardımlarının kapsamı, kurumun rücu hakkı gibi pek çok temel husus 5510’da düzenlenmiştir.
- İş kazası bildirimi süresi, kaza sonrasında en geç 3 iş günü olarak belirlenmiştir. İşveren, bu bildirimi zamanında yapmazsa idari para cezasıyla karşılaşabilir.
- 5510 sayılı Kanun kapsamında SGK, kusuru bulunan işverene yaptığı ödemeleri geri rücu edebilir. Bu, işverenin kusuru oranında Kuruma karşı sorumluluğudur.
2.2. 4857 Sayılı İş Kanunu
- İşçi-işveren arasındaki temel çalışma koşulları, ücret, çalışma saatleri, işin düzenlenmesi gibi konular 4857 sayılı İş Kanunu’nda yer alır.
- İş sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyma zorunluluğu ve işverenin gözetim borcu burada çerçevelenir. (Ancak İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu olan 6331 sayılı Kanun da önemli bir düzenlemedir; bu kanun soruda geçmemektedir, ancak uygulamada sıklıkla 5510 ve 4857 ile birlikte değerlendirilir).
- İş kazası sonrası haklı fesih, tazminat türleri (kıdem, ihbar vs.) gibi konular da İş Kanunu’nda düzenlenmiştir.
2.3. 4904 Sayılı Türkiye İş Kurumu ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun
- Bu kanun, daha çok işsizliğin azaltılması, istihdam politikalarının planlanması ve İş-Kur’un faaliyet çerçevesini belirlemektedir.
- İş kazası sonrası doğrudan işverenin tazminat sorumluluğuna yönelik bir hüküm barındırmaz.
2.4. 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu
- Gelir Vergisi Kanunu, iş kazası sonrası alınacak tazminatların vergilendirilmesi gibi konuları tali olarak düzenleyebilir; ancak doğrudan iş kazası sorumluluğuna ilişkin birincil kaynak değildir.
- Kaza sonrası sigorta ödemelerinin veya maddi-manevi tazminatların vergilendirilebilir olup olmadığı, muafiyetler vs. bu kanunla ilişkilendirilebilir.
2.5. 3359 Sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu
- Sağlık hizmetlerinin esaslarını ve sunum yöntemlerini düzenler.
- İşverenin hukuki sorumluluğu özelinde birincil dayanak niteliğinde değildir.
3. İşveren Sorumluluğunun Temel Boyutları
3.1. Hukuki Sorumluluk
İş kazası söz konusu olduğunda, işverenin hukuki sorumluluğu genellikle kusur ilkesi etrafında şekillenir. Eğer işveren, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini eksik almışsa, çalışana gerekli eğitimleri vermemişse, denetimleri yerine getirmemişse veya birtakım gerekli önlemleri ihmal etmişse iş kazası sonucundan kusurlu sayılabilir.
- Borçlar Hukuku boyutu: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenen haksız fiil ve sözleşmeden doğan sorumluluk halleri de dikkate alınır.
- Tazminat yükümlülüğü: Maddi tazminat (karma) ve manevi tazminat (psişik zararlar) gündeme gelebilir.
3.2. İdari Sorumluluk
İşveren, çalışma mevzuatına uymadığı veya iş kazası bildirimini zamanında yapmadığı takdirde, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (veya ilgili kurumlar) tarafından idari para cezalarına çarptırılabilir.
3.3. Cezai Sorumluluk
İş kazası, işçinin ölümüne ya da yaralanmasına sebep olmuşsa; işverenin taksirli davranışı (bazen bilinçli taksir veya olası kast gibi nitelikler) tespit edilirse ceza hukuku devreye girebilir. Bu durumda Türk Ceza Kanunu (TCK) hükümleri uygulanır.
3.4. Rücu Sorumluluğu
En kritik konulardan biri, SGK’nın işverene rücu edebilmesidir. 5510 sayılı Kanun’un ilgili maddelerine göre:
- SGK, iş kazası sonucu yaptığı ödemeleri, işverenin kusuru oranında işverenden isteyebilir.
- Buna, tedavi masrafları, geçici iş göremezlik ödeneği, sürekli iş göremezlik geliri gibi masraflar dahil olabilir.
4. 5510 Sayılı Kanun Bağlamında Süreç Adımları
4.1. İş Kazasının Bildirimi
5510 sayılı Kanun’a göre işveren, iş kazasını en geç 3 iş günü içinde SGK’ya bildirmek zorundadır. Bu bildirim şu adımları içerir:
- Resmi formları doldurmak ve SGK’ya iletmek.
- Gerekirse iş müfettişleri veya kolluk güçleri tarafınca tutulan tutanaklar ile desteklemek.
- Varsa iş yeri hekimi raporları, hastane raporları vb. belgelerle kazayı belgelemek.
Bildirimin yapılmaması veya gecikmesi halinde işverene idari para cezası kesilebilir. Ayrıca SGK tarafından yapılan ödemelerin rücu edilmesi sürecinde işverene ek sorumluluklar yüklenebilir.
4.2. Sosyal Sigorta Yardımları
İş kazası bildirildikten sonra sigortalı işçiye veya hak sahiplerine şu ödemeler yapılabilir:
- Geçici iş göremezlik ödeneği
- Sürekli iş göremezlik geliri
- Ölüm geliri (işçinin vefatı durumunda hak sahiplerine)
- Cenaze ödeneği
Bu ödemeler, iş kazasının SGK tarafından onaylanıp onaylanmadığına göre şekillenir.
4.3. SGK’nın Rücu Hakkı
5510 sayılı Kanun’un işverene getirdiği en önemli yükümlülüklerden biri, kendi kusuru neticesinde ortaya çıkan ödemeleri geri ödeme zorunluluğudur. SGK, kazanın meydana gelmesinde işverenin ağır kusuru veya kastı olduğunu tespit ederse;
- Tedavi masrafları,
- Geçici / sürekli iş göremezlik ödeneği,
- Maaş veya gelirin sermaye değeri,
- Diğer her türlü sosyal sigorta ödemeleri,
gibi kalemleri rücu davası yoluyla işverenden talep edebilir.
4.4. Kusur Oranı ve Delil Toplama
- Kusur tespiti: Trafik kazalarında Adli Tıp raporu, işyeri kazalarında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettiş raporu, bilirkişi incelemesi gibi yöntemlerle belirlenir.
- Deliller: Kamera kayıtları, tanık ifadeleri, iş yeri güvenlik önlemleri (bariyer, iş güvenliği ekipmanı, eğitim belgeleri), risk değerlendirme raporları vb.
Kusur oranınca rücu da buna göre şekillenir. Örneğin %70 kusurlu bulunan işveren, SGK’nın işçiye yaptığı ödemelerin %70’ini karşılamak zorunda kalabilir.
5. Diğer Kanunlarla Karşılaştırmalı Değerlendirme
Bu bölümde, iş kazası sonrasında işverenin hukuki sorumluluğu açısından 5510 sayılı Kanun ile diğer ilgili kanunların nasıl etkileşime girdiğini özetleyeceğiz.
| Kanun |
Amaç/Kapsam |
İş Kazası Sonrası Sorumluluk Bağlantısı |
| 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası |
İş kazası ve meslek hastalığı kapsamında yapılacak ödemelerin koşulları, rücu davaları, sigorta primleri. |
İşverenin öncelikli olarak tabi olduğu yasal çerçeve; rücu davaları ve yasal bildirim süreleri. |
| 4857 Sayılı İş Kanunu |
Çalışma koşulları, işçi-işveren ilişkileri, iş sözleşmesi, fesih, kıdem ve ihbar tazminatı. |
İş sağlığı ve güvenliğine ilişkin genel hükümlerin yanı sıra, iş kazası sonrası fesih halleri. |
| 4904 Sayılı Kanun |
Türkiye İş Kurumu’nun görev ve yetkilerini düzenler. |
İş kazası sonrası doğrudan tazmin sorumluluğu oluşturmaz. |
| 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu |
Gelir vergisinin konusunu, muafiyetleri ve istisnaları belirler. |
İş kazası tazminatlarının ya da sigorta ödemelerinin vergilendirilmesi yönüyle gündeme gelir. |
| 3359 Sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu |
Sağlık hizmetlerinin sunumu, organizasyonu ve finansmanı ile ilgili temel hükümler. |
İş kazası sonrası sağlık hizmetlerinin sunumunda dolaylı bağlantı olabilir; asli değildir. |
Yukarıdaki tabloda görüldüğü gibi, iş kazası sonrası doğrudan “işverenin hukuki sorumluluğu”nun belirlendiği ana dayanak 5510 sayılı Kanun’dur.
6. Uygulamada Karşılaşılan Örnek Durumlar
6.1. Kaza Bildirimi Yapılmaması
- Örnek Olay: Şantiyede meydana gelen bir iş kazası sonrasında işçi, hastaneye kaldırılsa da işveren SGK’ya bildirimde bulunmaz.
- Sonuç: SGK denetimleri veya hastane bildirimleri ile kaza tespit edildiğinde, işverene idari para cezası kesilir. Ayrıca SGK tarafından yapılan sağlık giderleri işverenden rücu edilir.
6.2. Emniyet Kurallarına Uymama
- Örnek Olay: Fabrikada kullanılan makineye koruyucu ekipman takılmamıştır ve işçi bu nedenle kolunu kaybetmiştir.
- Sonuç: İşverenin ağır kusuru tespit edilir. SGK’nın ödediği tüm tedavi ve iş göremezlik ödenekleri işverene rücu edilebilir. Ayrıca ceza davası da gündeme gelebilir.
6.3. İşverenin Kusurunun Olmadığı Durum
- Örnek Olay: İşyerindeki bütün güvenlik önlemlerinin tam olmasına rağmen, çalışan kendi hatalı ve özen göstermeyen davranışıyla kaza geçirmiştir.
- Sonuç: Yapılacak bilirkişi incelemesinde işveren kusursuz bulunursa, SGK rücu davası açamaz. Ancak işveren, kazayı bildirme zorunluluğunu yine yerine getirmelidir.
6.4. Üçüncü Kişinin Kusuru
- Örnek Olay: Nakliye sırasında, çalışan müteahhit firmanın hatasından dolayı kaza geçirmiştir.
- Sonuç: SGK, kazanın oluşmasında hatalı dış etken varsa, üçüncü kişiye rücu etme yoluna da gidebilir; yine de işverenin bildirim ve önlem alma sorumlulukları sürer.
7. Tazminat Davaları ve Borçlar Hukuku Boyutu
İş kazasında işçi veya mirasçıları, maddi ve manevi tazminat davası açabilir. Bu davalarda temel dayanak noktaları:
- 5510 sayılı Kanun (sosyal güvenlik rücu davaları)
- 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (haksız fiil sorumluluğu)
- 4857 sayılı İş Kanunu (işverene yüklenen gözetim borcu)
Davanın niteliğine göre, işçinin gördüğü maddi zarar (gelir kaybı, masraflar vs.) veya manevi zarar (acı, elem, ızdırap) talep edilebilir.
7.1. Maddi Tazminat Unsurları
- Tedavi Giderleri: Hastane, ameliyat, rehabilitasyon masrafları.
- Çalışma Gücü Kaybı: Sürekli iş göremezlik durumunda, işçinin uğradığı kazanç kaybı.
- Geçici İş Göremezlik: İyileşme süresince kazanılamayan ücret.
7.2. Manevi Tazminat Unsurları
- İşçinin ölümünde yakınların duyduğu acı ve elem,
- İşçinin bizzat yaşadığı fiziksel ve ruhsal sıkıntılar.
Manevi tazminat miktarı hâkimin takdirine bağlıdır, ancak kusur oranı, işçinin yaşı, ailenin ekonomik durumu, işçinin işten elde ettiği gelirin seviyesi vb. etkenler bu miktarda etkili olabilir.
8. Uygulamaya Özgü Önemli Noktalar
8.1. İşverenlerin Alması Gereken Tedbirler
- İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimleri: Çalışanların kullandıkları makine ve ekipman ile ilgili eğitim alması şarttır.
- Kişisel Koruyucu Donanım (KKD) Temini: Baret, gözlük, kulaklık, emniyet kemeri vb. donanımların sağlanması ve kullanımının denetlenmesi.
- Risk Analizi ve Değerlendirmesi: Muhtemel tehlikelerin önceden belirlenmesi.
- Acil Durum Planları: Yangın, patlama, kimyasal sızıntı vb. hallerde ne yapılacağına ilişkin prosedürlerin oluşturulması.
8.2. İşveren-İşçi Sözleşmeleri
İş verenin sorumluluğunu ortadan kaldırmak amacıyla sözleşmeye “İş kazalarıyla ilgili tüm sorumluluk işçiye aittir” şeklinde bir madde eklenirse, bu hüküm geçersiz sayılır. Zira işverenin kanunla düzenlenen yükümlülükleri, özel sözleşmeyle sınırlanamaz ve kaldırılamaz.
8.3. Sigorta Primlerinin Düzenli Olarak Ödenmesi
5510 sayılı Kanun gereği, işverenlerin işçi primlerini düzenli ve eksiksiz ödemesi gerekir. İş kazası meydana geldiğinde, işverenin prim ödemelerinde eksiklik veya gecikme varsa, SGK ödemeleri yaptıktan sonra yine işverene rücu edebilir. Ayrıca gecikme cezası ve zammı da uygulanabilir.
9. Örnek Yargı Kararları ve Sonuçları
- Yargıtay 21. Hukuk Dairesi Kararı: (Örnek no: 2017/xxx E., 2019/yyy K.) – İşverenin kusurlu davranışı nedeniyle SGK’nın rücu hakkı onaylanmıştır. Mahkeme, iş yerinde alınmayan önlemleri ağır kusur olarak nitelendirmiştir.
- Yargıtay 9. Hukuk Dairesi Kararı: (Örnek no: 2018/xxx E., 2020/yyy K.) – Kaza bildiriminin süresinde yapılmamasından dolayı işverene idari para cezası kesilmesi doğru bulunmuştur.
Bu örnek kararlar, işverenin önlem almamasından doğan sorumluğu teyit eder. Aynı zamanda kaza bildirimi prosedürüne uyulmamasının da cezai yaptırımla sonuçlanabileceğini gösterir.
10. İş Kazalarında Zaman Aşımı ve Dava Süreleri
- İdari Para Cezalarına İtiraz: Genellikle kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde gerçekleştirilmelidir.
- Tazminat Davaları: Haksız fiil sorumluluğunda genel zaman aşımı 2 yıl olmakla birlikte kazadan itibaren en fazla 10 yıl içinde dava açılabilir (TBK m.72).
- Rücu Davaları: SGK’nın işverene rücu davası açma süresi de genel zaman aşımı kurallarına bağlıdır, ancak uygulamada uzun süreler söz konusu olabilir.
Zamanaşımı süreleri, sorumlu tarafların hangi zaman dilimi içerisinde yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiğini belirlediği için çok önemlidir.
11. Sorumluluk ve Yaptırımlara Toplu Bakış Tablosu
Aşağıdaki tabloda, iş kazası meydana geldiğinde işveren açısından hangi yaptırımların ve sorumlulukların gündeme gelebileceği özetlenmiştir.
| Sorumluluk/ Yaptırım |
Yasal Dayanak |
Açıklama |
| İdari Para Cezası |
5510, 4857 sayılı Kanunlar + İlgili Yönetmelikler |
Kaza bildirimi süresine uyulmaması, iş güvenliği tedbirlerinin alınmaması, denetim raporları sonucunda kesilebilir. |
| Rücu Sorumluluğu |
5510 sayılı Kanun |
İşverenin kusuru nedeniyle SGK’nın yaptığı ödemelerin geri talep edilmesidir. Kusur oranına göre belirlenir. |
| Maddi Tazminat (İşçi veya Hak Sahipleri) |
6098 sayılı TBK, 5510, 4857 |
Gelir kaybı, sağlık giderleri, iş göremezlik gibi zararların tazmini için işveren aleyhine açılabilir. |
| Manevi Tazminat |
6098 sayılı TBK |
İşçinin veya yakınlarının çektiği acı ve ızdırap nedeniyle talep edilen tazminattır. |
| Ceza Davası |
5237 sayılı TCK |
Taksirle yaralama veya ölüme sebebiyet verme söz konusu olduğunda savcılık soruşturma açabilir. |
| İş Sözleşmesinin Feshi |
4857 sayılı İş Kanunu |
İş kazası sonrası işçinin feshi veya işverenin feshi gündeme gelebilir. Haklı fesih nedenlerini içerir. |
| İş Göremezlik Ödeneği |
5510 sayılı Kanun |
SGK tarafından sigortalıya ödenir, işveren kusurluysa rücu edilebilir. |
| İyileştirilmiş Çalışma Koşulları |
6331 sayılı İSG Kanunu (soruda yer almamakla birlikte) |
Kazadan sonra daha sıkı güvenlik tedbirleri alınması yasal bir zorunluluktur. |
12. Sık Sorulan Sorular (SSS)
Soru 1: İş kazasının SGK’ya zamanında bildirilmemesinin sonuçları nelerdir?
- Cevap: İdari para cezası başta olmak üzere, kaza sonrası ödenecek masrafları SGK, işverenden rücu edebilir.
Soru 2: İş kazası sonucu işçi vefat ederse, işverenin sorumluluğu ne olur?
- Cevap: Vefat söz konusu olduğunda işveren, ölüm geliri ve cenaze ödeneği masraflarını SGK’ya kusuru oranında ödemek zorunda kalabilir. Ayrıca cezai sorumluluk ve manevi tazminat davaları da gündeme gelir.
Soru 3: İşverenin hiç kusuru yoksa yine de rücu davası olur mu?
- Cevap: Kusurun tespit edilmediği, tüm iş güvenliği önlemlerinin alındığı durumlarda SGK, işverene rücu etmez. Ancak bildirimin yapılması ve gerekli prosedürlerin uygulanması zorunludur.
Soru 4: 4904 ve 3359 sayılı Kanunlar hangi aşamalarda devreye girer?
- Cevap: 4904 sayılı Kanun, Türkiye İş Kurumu ile ilgili düzenlemeleri içerir; iş kazası sonrası doğrudan bir hukuki sorumluluk yüklemez. 3359 sayılı Kanun ise sağlık hizmetlerine ilişkin genel çerçeveyi çizer; işveren sorumluluğuna dair birincil kanun değildir.
13. Değerlendirme ve Sonuç
Türkiye’de iş kazası uygulamalarında, işverenin hukuki sorumluluğunun belirlenmesi büyük ölçüde 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’na dayanır. Her ne kadar 4857 Sayılı İş Kanunu, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu ve 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu gibi çeşitli yasa ve düzenlemeler de önemli roller oynasa da, rücu mekanizması ve işverene yönelik mali sonuçlar büyük ölçüde 5510 sayılı Kanun’da düzenlenmiştir.
Özellikle SGK bildirim yükümlülükleri, işverenin kusurunun tespit edilmesi halinde SGK tarafından yapılan ödemelerin rücu edilmesi, idari para cezaları ve cezai sorumluluk gibi temel konular bu Kanun çerçevesinde düzenlenir. İşveren, kazanın meydana gelmemesi adına iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini eksiksiz almakla yükümlüdür. Bu tedbirlerin alınmaması halinde, adli ve idari boyutlarda ağır yaptırımlar söz konusu olur.
Buna ek olarak, 4857 Sayılı İş Kanunu çerçevesinde işverene düşen yükümlülükler, Türk Borçlar Kanunu uyarınca üstlenilen sorumluluklar ve 6098 sayılı kanunun haksız fiil ilkeleri de devreye girer. Ancak temel dayanak noktası, “iş kazası sonrası işverenin hukuki sorumluluğu nedir?” sorusuna cevap olarak 5510 Sayılı Kanun öne çıkar.
İşverenlerin, mümkün olan en geniş çerçevede, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini alarak gerekli tüm eğitimleri vermeleri, koruyucu ekipman sağlamaları ve düzenli denetimler yapmaları hayati önem taşır. Aksi halde, sadece maddi açıdan değil, manevi ve cezai sonuçlar bakımından da ağır sorumluluklar gündeme gelebilir.
Kısaca özetlersek:
- İş kazası sonrası hukuki sorumlulukta ana kaynak 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’dur.
- 4857 Sayılı İş Kanunu ve 6098 sayılı TBK, bu sorumluluğun kapsamını ve ek yükümlülükleri doğrudan ya da dolaylı olarak düzenler.
- İşverenin kusuru, rücu davalarında belirleyici faktördür.
- Bildirim zorunluluğu ve süresi (3 iş günü) çok kritik olup, ihlali halinde idari para cezaları söz konusudur.
İşverenin hukuk çerçevesindeki bu sorumlulukları, işçi sağlığı ve güvenliğinin korunmasını amaçlar. Böylece hem çalışanların can güvenliği sağlanır hem de olası kazalar sonrası işverenin mali riskleri azaltılabilir.
@Alparslan_Akgul