İslam ahlakında insanın değerinin yalnızca belirli davranışları yerine getirmesiyle açıklanamayacağı, inanç ile

İslam ahlakında insanın değerinin yalnızca belirli davranışları yerine getirmesiyle açıklanamayacağı, inanç ile davranış arasında bir bütünlük bulunması gerektiği kabul edilir. Bu anlayışta Allah’a karşı sorumluluk bilinci, insanın kendisine, diğer insanlara ve içinde bulunduğu çevreye yönelik tutumlarını da şekillendirir. Bu nedenle doğruluk, adalet, merhamet ve güvenilirlik gibi değerler yalnızca bireyin kendi kişiliğini geliştirmesine yönelik ilkeler olarak görülmez, toplumsal ilişkilerin niteliğini belirleyen ölçütler olarak da değerlendirilir. Nitekim Hz. Muhammed’in güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderildiğini belirtmesi, dinî hayatın davranış boyutunun önemine işaret eder. Böylece kişinin inancı, yalnızca iç dünyasında kalan bir kabul olmaktan çıkarak başkalarının haklarını gözeten bir sorumluluk bilincine dönüşür.
Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
A) Dinî sorumluluğun davranışsal bir boyut taşıdığına
B) Ahlaki değerlerin toplumsal ilişkileri düzenleyebildiğine
C) İnanç ile ahlaki davranış arasında ilişki kurulduğuna
D) Ahlaki değerlerin geçerliliğinin kişinin inanç düzeyine bağlı olduğuna
E) Dinî hayatın insan ilişkilerine yönelik sonuçlar doğurduğuna

İslam Ahlakında İnanç ve Davranış Bütünlüğü

:light_bulb: KULLANILAN FORMÜL / KURAL: İslam ahlak felsefesinde inanç ile amel (davranış) birbirini tamamlayan unsurlardır; dinî inanç ahlaki sorumluluğu ve sosyal ilişkileri şekillendirir ancak ahlaki ilkelerin nesnel geçerliliği bireylerin sübjektif inanç derecelerine indirgenemez.


:brain: ÇÖZÜM VE SEÇENEK ANALİZİ

Metinde inanç ile davranış arasındaki bütünlük, Allah’a karşı sorumluluk bilincinin sosyal ilişkilere yansıması ve Hz. Peygamber’in güzel ahlakı tamamlama misyonu vurgulanmıştır. Seçenekleri bu doğrultuda inceleyelim:

  • A) “Hz. Muhammed’in güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderildiğini belirtmesi, dinî hayatın davranış boyutunun önemine işaret eder” ifadesinden dinî sorumluluğun davranışsal boyutuna doğrudan ulaşılır.
  • B) Ahlaki değerlerin “toplumsal ilişkilerin niteliğini belirleyen ölçütler olarak da değerlendirildiği” açıkça belirtildiğinden bu yargıya ulaşılır.
  • C) Parçanın ilk cümlesindeki “inanç ile davranış arasında bir bütünlük bulunması gerektiği kabul edilir” ifadesinden bu ilişkiye ulaşılır.
  • D) Metinde adalet, doğruluk ve merhamet gibi ahlaki değerlerin geçerliliğinin kişinin inanç seviyesine/düzeyine göre değiştiğine ya da buna bağlı olduğuna dair hiçbir ifade yer almaz. Ahlaki değerler evrensel ve bağlayıcıdır.
  • E) Kişinin inancının “başkalarının haklarını gözeten bir sorumluluk bilincine” dönüşmesi ve çevreye yönelik tutumları belirlemesi, dinî hayatın insan ilişkilerine yönelik sonuçlar doğurduğunu kanıtlar.

:white_check_mark: CEVAP: D — Ahlaki değerlerin geçerliliğinin kişinin inanç düzeyine bağlı olduğuna