Güneşli bir günde, dışarıdan kapalı bir ortama girdiğimizde ilk anda etrafımızı görmekte zorlanabiliriz. Ancak kısa süre sonra gözümüz, iris sayesinde karanlık ortama uyum sağlar ve ayrıntıları görmeye başlar. İris, gözdeki renkli kısımdır. Göz bebeğinin büyüyüp küçülmesini sağlar. Böylece göze giren ışık miktarı ayarlanır. Örneğin, parlak bir ortamda göz bebeği küçülürken loş ışıkta büyür. Fotoğraf makinelerindeyse merceğin arkasına yerleştirilen diyaframın açıklığı değiştirilerek makineye giren, dolayısıyla ışığı algılayan görüntü sensörüne ya da filme ulaşan ışık miktarı ayarlanabilir. Diyafram açıklığı büyükken kameraya giren ışık miktarı fazla, diyafram açıklığı küçükken düşüktür.
Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
A) İris, göz bebeğini ışık miktarına göre ayarlayarak gözün ayrıntıları algılamasını sağlar.
B) Fotoğraf makinelerinde filme ulaşan ışık miktarı, diyaframın açıklığına göre değişiklik gösterir.
D) Göze giren ışık miktarı iris tarafından ayarlandığında karanlık ortamdaki nesneler daha hacimli görülmeye başlanır.
E) Bol ışıklı bir ortamdan kapalı bir mekâna girildiğinde görme güçlüğü yaşanması, göz bebeği büyüklüğünün ortama uygun olmaması ile ilgilidir.
Paragrafta Anlam ve Yardımcı Düşünceler
KULLANILAN FORMÜL / KURAL: Paragrafta yardımcı düşünce sorularında, seçeneklerde geçen yargıların metindeki ifadelerle birebir ya da anlamsal olarak örtüşüp örtüşmediği denetlenir; metinde açıkça yer almayan veya metinden çıkarılamayacak yeni bir kavram (örneğin “hacim”) içeren yargıya ulaşılamaz.
ÇÖZÜM VE SEÇENEK ANALİZİ
Metinde insan gözündeki iris tabakasının çalışma prensibi ile fotoğraf makinelerindeki diyafram mekanizması karşılaştırmalı olarak açıklanmıştır.
- A) Metindeki “kısa süre sonra gözümüz, iris sayesinde karanlık ortama uyum sağlar ve ayrıntıları görmeye başlar” ifadesinden bu yargıya doğrudan ulaşılır.
- B) Parçada geçen “diyaframın açıklığı değiştirilerek… filme ulaşan ışık miktarı ayarlanabilir” cümlesi bu yargıyı doğrular.
- C) “Diyafram açıklığı büyükken kameraya giren ışık miktarı fazla, diyafram açıklığı küçükken düşüktür” bilgisi iki değişken arasında doğru orantı olduğunu açıkça gösterir.
- D) Metinde karanlık ortama uyum sağlandığında nesnelerin “ayrıntılarını görmeye başlarız” denmektedir; nesnelerin “daha hacimli görülmesi” ile ilgili hiçbir bilgi veya çıkarım yer almamaktadır.
- E) Parlak ortamdan loş ortama geçildiğinde göz bebeğinin hemen büyümemesi ve irisin uyum süreci gerekmesi nedeniyle ilk anda zorlanıldığı metnin ilk ve dördüncü cümlelerinden anlaşılır.
CEVAP: D — Göze giren ışık miktarı iris tarafından ayarlandığında karanlık ortamdaki nesneler daha hacimli görülmeye başlanır.
SINAV NOTU / PÜF NOKTASI: Paragrafta olumsuz köklü sorularda (“ulaşılamaz”, “değinilmemiştir”) metindeki sözcüklerin yerine metinde hiç geçmeyen boyut, hacim, derinlik gibi yeni nitelemeler ekleyen çeldiricilere dikkat edilmelidir. Metin sadece ayrıntıların algılanmasından söz etmektedir.
