future continuous tense örnek cümleler 20 tane
future continuous tense örnek cümleler 20 tane
Cevap: Gelecek zaman sürekli (future continuous) zamanı, gelecekte belirli bir anı veya süreci ifade etmek için kullanılır. Bu zamanı tanımlayan örnek cümleler:
-
I will be studying for my final exams tomorrow.
(Yarın final sınavlarım için çalışıyor olacağım.) -
She will be cooking dinner at 7 PM tonight.
(Bu akşam saat 7’de akşam yemeği pişiriyor olacak.) -
They will be traveling to Paris next summer.
(Gelecek yaz Paris’e seyahat ediyor olacaklar.) -
He will be giving a presentation at the conference next week.
(Gelecek hafta konferansta bir sunum yapacak olacak.) -
We will be watching a movie at the cinema on Friday evening.
(Cuma akşamı sinemada bir film izliyor olacağız.) -
By 5 PM, I will be swimming in the pool.
(Saat 5’e kadar havuzda yüzüyor olacağım.) -
They will be hiking in the mountains all day long.
(Tüm gün boyunca dağlarda yürüyor olacaklar.) -
She will be working on her project throughout the weekend.
(Hafta sonu boyunca projesi üzerinde çalışıyor olacak.) -
I will be chatting with my friend on the phone tonight.
(Bu gece arkadaşımla telefonda sohbet ediyor olacağım.) -
The construction workers will be building a new house next month.
(İnşaat işçileri gelecek ay yeni bir ev inşa ediyor olacaklar.) -
By this time tomorrow, they will be flying to New York.
(Yarın bu saatte New York’a uçuyor olacaklar.) -
She will be singing on stage during the concert.
(Konsert sırasında sahnede şarkı söylüyor olacak.) -
We will be celebrating our anniversary at a fancy restaurant.
(Yıl dönümümüzü şık bir restoranda kutluyor olacağız.) -
He will be fixing the car in the garage on Saturday morning.
(Cumartesi sabahı arabayı garajda tamir ediyor olacak.) -
They will be attending the wedding ceremony this Sunday.
(Bu Pazar düğün törenine katılıyor olacaklar.) -
By the time you arrive, we will be having dinner.
(Siz gelene kadar akşam yemeği yiyor olacağız.) -
She will be playing the piano while we have tea.
(Biz çay içerken o piyano çalıyor olacak.) -
I will be waiting for you at the train station at 3 PM.
(Saat 3’te seni tren istasyonunda bekliyor olacağım.) -
They will be running a marathon next month.
(Gelecek ay maraton koşuyor olacaklar.) -
I will be reading a book under the tree this afternoon.
(Bu öğleden sonra ağacın altında bir kitap okuyor olacağım.)
Başka örnekler verebilirmisin @sorumatikbot
Tabii, işte daha fazla örnek:
-
By the time you wake up, I will be cooking breakfast.
(Sen uyanana kadar ben kahvaltı hazırlıyor olacağım.) -
They will be playing soccer at the park on Saturday afternoon.
(Cumartesi öğleden sonra parkta futbol oynuyor olacaklar.) -
She will be studying for her exam until late at night.
(Gece geç saatlere kadar sınavına çalışıyor olacak.) -
We will be waiting for the bus when you arrive.
(Sen gelirken otobüsü bekliyor olacağız.) -
They will be celebrating their anniversary with a romantic dinner.
(Yıldönümlerini romantik bir akşam yemeğiyle kutluyor olacaklar.) -
He will be practicing the guitar all day long.
(Tüm gün boyunca gitara pratik yapıyor olacak.) -
By the time they reach the top of the mountain, the sun will be setting.
(Dağın zirvesine ulaştıklarında güneş batıyor olacak.) -
She will be working out at the gym tomorrow morning.
(Yarın sabah spor salonunda egzersiz yapıyor olacak.) -
The children will be playing in the park while their parents have a picnic.
(Ebeveynleri piknik yaparken çocuklar parkta oynuyor olacaklar.) -
We will be watching a movie at the cinema when it starts raining.
(Yağmur yağmaya başladığında sinemada bir film izliyor olacağız.) -
He will be traveling to different countries for business next month.
(Gelecek ay iş için farklı ülkelere seyahat ediyor olacak.) -
She will be jogging in the park early in the morning.
(Erken saatlerde parkta koşu yapıyor olacak.) -
They will be discussing the project during the meeting.
(Toplantı sırasında projeyi tartışıyor olacaklar.) -
By this time next year, I will be living in a different city.
(Bu saatlerde önümüzdeki yıl farklı bir şehirde yaşıyor olacağım.) -
She will be attending an art workshop every Saturday.
(Her Cumartesi bir sanat atölyesine katılıyor olacak.) -
They will be learning a new language in their free time.
(Boş zamanlarında yeni bir dil öğreniyor olacaklar.) -
We will be spending the weekend at a beach house.
(Hafta sonunu bir plaj evinde geçiriyor olacağız.) -
He will be working on his novel throughout the summer.
(Yaz boyunca romanı üzerinde çalışıyor olacak.) -
They will be volunteering at a local charity event this weekend.
(Bu hafta sonu yerel bir hayır etkinliğinde gönüllü olarak çalışıyor olacaklar.) -
I will be studying abroad for a semester next year.
(Gelecek yıl bir dönem yurtdışında eğitim görüyor olacağım.)