Felsefe, Eski Yunan’da, MÖ 6. yüzyılda Batı Anadolu’da ortaya çıkmıştır. Felsefenin temelleri, o dönemin düşünürlerinin doğa olaylarını ve evrenin doğasını açıklama çabalarıyla atılmıştır. Felsefe, Yunan’da, özellikle Miletos okulu mensupları Thales, Anaximandros ve Anaximenes gibi düşünürlerle başlamıştır. Bu düşünürler, evrenin temel özünü (arkhe) araştırmış ve doğa olaylarını mitsel açıklamaların ötesine geçerek rasyonel bir biçimde ele almıştır.
- Thales: Genellikle Batı felsefesinin kurucusu olarak kabul edilir. Ona göre evrenin temel unsuru sudur.
- Anaximandros: Thales’in öğrencisidir ve evrenin arkhesinin “apeiron” yani sınırsız ve tanımsız bir ilke olduğunu savunur.
- Anaximenes: Bu filozof, hava ya da "pneuma"nın (nefes, ruh) evrenin temel elementi olduğunu öne sürmüştür.
Bu düşünürler, felsefenin doğasını sorgulama ve doğal olayları rasyonel düşünceyle açıklama konusundaki ilk örnekleri teşkil eder.
Felsefenin ortaya çıkışı, insanların dünyayı daha iyi anlama arzusunun bir sonucudur ve bu süreç günümüzde de devam etmektedir. Felsefe, zamanla birçok disiplini etkileyerek bilimin, etik değerlerin, sanatın ve politik düşüncenin de şekillenmesine katkıda bulunmuştur.
Felsefenin daha geniş kapsamda nasıl ortaya çıktığını ve geliştiğini anlamak için tarih boyunca felsefe akımlarının ve farklı kültürlerdeki felsefi geleneklerin incelenmesi önemlidir. Bu durum, felsefenin neden sadece bir bölgede değil, farklı coğrafi ve kültürel ortamlarda da filizlendiğini anlamamıza yardımcı olur.