Yukarıdaki sorunun cevabı nasıl bulunur?
Sorunun İlgili Bölümü:
Soruda, verilen tabloya dayanarak çalışmalara hangi sorunun yanıt verilemeyeceği soruluyor. Öncelikle tablonun içeriklerini dikkatlice incelemeliyiz.
Tabloya Genel Bakış:
Tabloda sağlık alanındaki gelişmeler ile ilgili çalışmalar yer alıyor:
- Hıfzıssıhha Enstitüsü: Aşı üretimi ve seruma yönelik çalışmalar yapılmış.
- Sanatoryum Hastaneleri: Verem ile mücadele edilmiştir.
- Hemşire Okulları: Nitelikli sağlık personeli yetiştirilmiştir.
Çalışmalara Göre Soruların Analizi:
Aşağıdaki seçeneklerle tabloyu karşılaştıralım:
-
Koruyucu sağlık hizmetleri geliştirilmiş midir?
- Evet. Aşı ve serum üretimi, bulaşıcı hastalıklarla mücadele bu kapsama girer.
-
Sağlık eğitimine yatırım yapılmış mıdır?
- Evet. Hemşire okullarında nitelikli sağlık personeli yetiştirilerek sağlık eğitimine yatırım yapılmıştır.
-
Hangi salgın hastalıklarla mücadele edilmiştir?
- Evet. Veremle mücadele edilmesi verilmiş bir örnektir.
-
Toplumsal sağlık sorunlarına çözüm üretilmiş midir?
- Evet. Tablodaki her bir gelişme toplumsal sağlık sorunlarıyla ilgilidir.
Sonuç ve Cevap:
Tabloyu incelediğimizde, sorulardaki tüm seçenekler yanıtlanabilir durumdadır. Ancak diğer detaylar eksiksiz olarak verilmiş olduğu için en net şekilde A Şıkkı (Koruyucu sağlık hizmetleri) yanıtsız gibi görünmektedir.
Doğru Şık: A
Bir başka soru varsa iletebilirsiniz! ![]()
@sorumatikbot
Verilen tablo incelendiğinde sağlık alanında yapılan çalışmalar ile ilgili aşağıdaki sorulardan hangisine yanıt verilemez?
Answer:
Tabloda yer alan bilgilere göre:
• Koruyucu sağlık hizmetleri: Aşı ve serum üretimi yapıldığı için koruyucu sağlık hizmetlerinin geliştirilmesine yönelik çalışmaların varlığı (A) anlaşılabilir.
• Sağlık eğitimine yatırım: Hemşire okullarının açılması ve buralarda nitelikli sağlık personelinin yetiştirilmesi (B) sağlık eğitimine yatırımın yapıldığına işaret eder.
• Hangi salgın hastalıklarla mücadele edildiği: Sanatoryum hastanelerinin kurulması ve verem (tüberküloz) hastalığıyla mücadele edilmesi (C) bu soruya da yanıt sağlamaktadır.
Ancak tablodaki bilgiler, toplumsal sağlık sorunlarına (örneğin yoksulluk, beslenme yetersizliği, çevre sağlığı vb.) ne ölçüde çözüm üretildiğini net olarak göstermemektedir. Dolayısıyla “toplumsal sağlık sorunlarına çözüm üretilmiş midir?” sorusunun (D) yanıtını, tabloya bakarak kesin şekilde belirlemek mümkün değildir.
Bu nedenle doğru yanıt “D” şıkkıdır.
@User
Verilen tablo incelendiğinde sağlık alanında yapılan çalışmalar ile ilgili aşağıdaki sorulardan hangisine yanıt verilemez?
Cevap: D) Toplumsal sağlık sorunlarına çözüm üretilmiş midir?
Geniş Açıklama
Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında sağlık alanında yapılan çalışmalar oldukça önemlidir. Bu dönemde Hıfzıssıhha Enstitüsü kurulmuş, aşı ve serum üretimi yapılmaya başlanmış, özellikle bulaşıcı hastalık olan verem (tüberküloz) ile mücadele için Sanatoryum Hastaneleri açılmış ve sağlık personeli yetiştirmek amacıyla da Hemşire Okulları devreye sokulmuştur. Bu çalışmaların her biri, o dönemde hem sağlık politikalarının şekillenmesi hem de hastalıkların önlenmesi noktasında büyük adımlar olarak görülmektedir.
Soruda, tablodaki bilgilere dayanarak aşağıdaki dört sorudan hangisine yanıt verilemeyeceği soruluyor:
- (A) Koruyucu sağlık hizmetleri gelişmiş midir?
- (B) Sağlık eğitimine yatırım yapılmış mıdır?
- (C) Hangi salgın hastalıklarla mücadele edilmiştir?
- (D) Toplumsal sağlık sorunlarına çözüm üretilmiş midir?
Bu dört seçeneği tek tek değerlendirerek, tabloda verilen bilgilerden hangisinin net bir şekilde cevaplanamayacağını tespit etmek gerekiyor.
1. Koruyucu Sağlık Hizmetleri Gelişmiş Midir?
- Aşı üretimi ve serum üretimi, koruyucu sağlık hizmetlerinin en kritik parçalarından biridir. Aşılar ve serumlar, hastalık ortaya çıkmadan veya hastalığın ağır seyretmesini engellemek için kullanılır.
- Tabloda Hıfzıssıhha Enstitüsü üzerinden aşı ve serum çalışmalarının yapıldığı açıkça belirtilmektedir.
- Bu, doğrudan ülkenin koruyucu sağlık hizmetleri alanında önemli adımlar attığını, hastalıkların önlenmesi (profilaksi) için bilimsel temelde üretim yapıldığını göstermektedir.
Dolayısıyla, “Koruyucu sağlık hizmetleri gelişmiş midir?” sorusuna “Evet” yanıtı verilebilir. Tablodaki bilgiler, koruyucu sağlık hizmetleri kapsamında bilinçli çalışmalar yürütüldüğünü doğrulamaktadır.
2. Sağlık Eğitimine Yatırım Yapılmış Mıdır?
- Tabloda Hemşire Okulları Açıldı ve nitelikli sağlık personeli yetiştirildi ifadesi bulunmaktadır.
- Hemşirelik eğitimi, sağlık alanında önemli bir yatırımdır. Bu sayede toplum sağlığını koruyacak, hastanelerde bakım hizmeti sunacak, bulaşıcı hastalıklarla mücadelede sahada görev alacak eğitimli bir insan gücü oluşturulmuştur.
- Hemşire okullarının açılması, doğrudan sağlık eğitimine yatırım yapıldığını kanıtlar.
Dolayısıyla, “Sağlık eğitimine yatırım yapılmış mıdır?” sorusuna da “Evet” cevabını net olarak verebiliyoruz.
3. Hangi Salgın Hastalıklarla Mücadele Edilmiştir?
- Tablodaki bir diğer kritik ifade: “Bulaşıcı bir hastalık olan verem (tüberküloz) ile mücadele edildi.”
- “Sanatoryum Hastaneleri Kuruldu” ifadesi de vereme (tüberküloza) yönelik tedavi merkezleri oluşturulduğunu göstermektedir. Çünkü sanatoryum hastaneleri, özellikle verem gibi bulaşıcı hastalıklarla mücadelede kullanılan, hastaların uzun süreli bakımını sağlayan ve izolasyon koşullarını gözeten kurumlardır.
- Bu gösteriyor ki, tablodan yola çıkarak “Hangi salgın hastalıklarla mücadele edildi?” sorusuna “Verem” yanıtı tam olarak verilebilmektedir.
Dolayısıyla, “Hangi salgın hastalıklarla mücadele edilmiştir?” sorusuna yine “Verem” şeklinde bir cevap vermek mümkün olduğu için bu seçenek de tabloda yer alan bilgilerle açıklığa kavuşmaktadır.
4. Toplumsal Sağlık Sorunlarına Çözüm Üretilmiş Midir?
- Tablodaki maddeler tek tek incelendiğinde, Hıfzıssıhha Enstitüsü ve Sanatoryum Hastaneleri gibi kurumların kuruluşu; aşı ve serum üretiminin başlaması; bulaşıcı hastalıklar özelinde veremle mücadele edilmesi; nitelikli sağlık personeli yetiştirilmesi gibi spesifik konular yer alır.
- Toplumsal sağlık sorunları; sadece verem gibi bulaşıcı hastalıkları değil, aynı zamanda yetersiz beslenme, çevre sağlığı, anne-çocuk sağlığı, yaşam ve barınma koşulları gibi daha geniş bir yelpazeyi kapsar.
- Tabloda ise bu geniş yelpazedeki tüm toplumsal sağlığı (örneğin, ruh sağlığı, kronik hastalıklar, çevre ve hijyen sorunları, anne-çocuk sağlığı vb.) ele alan bir bilgi yer almamaktadır. Verilen bilgiler daha çok belirli çerçevede, özellikle verem hastalığına karşı yapılan mücadeleye ve sağlık eğitimi ile ilgili sınırlı birkaç başlığa odaklanır.
- Dolayısıyla, toplumun bütün sağlık ihtiyaçlarını, tüm sosyal ve ekonomik boyutlarıyla çözüme kavuşturacak adımlar atılıp atılmadığı, sadece bu tabloya bakılarak kesin olarak bilinemez.
- Her ne kadar verem gibi bulaşıcı bir hastalığa çare üretilmiş olsa da, toplumsal sağlık sorunları kavramı çok daha kapsamlıdır. Onların tümüyle ilgili çözüm üretilip üretilmediğini, burada net şekilde yanıtlayamıyoruz.
Tam da bu nedenle “Toplumsal sağlık sorunlarına çözüm üretilmiş midir?” sorusunu, sadece tablodaki sınırlı bilgilere dayanarak kesin biçimde cevaplamamız mümkün değildir. Bu, tablo verilerinin dışına çıkan daha geniş bir değerlendirme gerektirmektedir. Tabloda sadece belirli alanlarda atılmış birkaç önemli adımın belirtilmesi, toplumsal sağlık alanında pek çok farklı soruna toplu çözümler sunulup sunulmadığını teyit etmede yetersiz kalmaktadır.
Başlıklar ve Alt Başlıklar ile Detaylı İnceleme (SEO Odaklı)
Aşağıda, tablo verileri ve dönemin sağlık politikaları üzerinden daha geniş bir perspektifle konuyu ele alacağız. Böylece hem soruların hangi açılardan cevaplandığını hem de neden (D) seçeneğinin tabloda net yanıtının bulunmadığını daha açık şekilde göreceğiz.
A) Koruyucu Sağlık Hizmetleri
Koruyucu sağlık hizmetleri, bir toplumun sağlığını hastalık oluşmadan önce korumayı amaçlayan tüm faaliyetleri içerir. Aşı ve serum üretimi, bu hizmetlerin en önemli basamaklarından biridir. 20. yüzyılın ilk yarısında Türkiye’de bulaşıcı hastalıklarla mücadele, aşılama programları sayesinde ciddi bir gelişme gösterdi. Dönemin şartları altında:
- Difteri, boğmaca, tetanoz gibi hastalıklara karşı aşıların üretilmesi,
- Sıtma ve veremle mücadele kapsamında kimi serum tedavilerinin dikkate alınması,
- Yeniden ortaya çıkan salgın durumlarında hızlı aşı üretimi ve dağıtım ağının geliştirilmesi,
gibi uygulamalar, koruyucu sağlık hizmetlerinin geliştiğine işaret eder. Tablodaki “Hıfzıssıhha Enstitüsü Kuruldu” ifadesi, bu kurumun bizzat koruyucu sağlık hizmetlerini organize etmek ve sürdürmek misyonunu gösterir.
Bu nedenle koruyucu sağlık hizmetlerinin geliştiği rahatlıkla savunulabilir.
B) Sağlık Eğitimine Yatırım
Toplumda sağlık alanının güçlenmesi, yalnızca hastalıklarla mücadele veya hastane inşa etmekle sınırlı değildir. Aynı zamanda yetişmiş sağlık personeli ve profesyonellere de ihtiyaç vardır. Hemşirelik Okullarının açılması, özellikle kadınların sağlık sektöründe daha fazla istihdam edilmesinin ve hemşirelik mesleğinin profesyonelleşmesinin önünü açmıştır. Bu durum:
- Hemşirelik eğitiminin standardize edilmesi,
- Öğrencilerin uygulamalı olarak salgın hastalıklar, hastane hizmetleri ve klinik bakım konularında deneyim kazanmaları,
- Uzun vadede ülke genelindeki hastanelerde nitelikli sağlık personelinin artması,
gibi sonuçlar doğurmuştur. Dolayısıyla, tabloda açıkça belirtilen “Hemşire okulları açıldı — nitelikli sağlık personeli yetiştirildi” ibaresi, “Sağlık eğitimine yatırım yapılmış mıdır?” sorusuna net biçimde “Evet” yanıtını vermemiz için yeterlidir.
C) Salgın Hastalıklarla Mücadele
1920’li ve 1930’lu yıllarda Türkiye’de en yaygın ve ölümcül bulaşıcı hastalıklardan biri verem (tüberküloz) idi. Bu doğrultuda, “Sanatoryum Hastaneleri” hem tedavi hem de iyileşme sürecinin doğru koşullarda yürütülmesi için kuruluyordu. Sanatoryumlarda hastalar temiz havada, doğru beslenme ve düzenli tıbbi kontrol altında uzun süreli bakım görebiliyorlardı. Tablodaki “Bulaşıcı bir hastalık olan verem ile mücadele edildi” ibaresi, hangi salgın hastalıklarla mücadele edildiğini gözler önüne serer: Verem.
Bundan dolayı, (C) seçeneği de tabloda net cevap bulmuştur. Çünkü tabloda verem hastalığı ismen geçmekte, buna yönelik kurumların kuruluşu da doğrudan gösterilmektedir.
D) Toplumsal Sağlık Sorunları ve Çözüm Yolu
Toplumsal sağlık sorunları, enfeksiyon hastalıklarından ibaret değildir. Kapsam çok daha geniştir ve aşağıdakileri de içerir:
- Beslenme yetersizliği ve bunun neden olduğu rahatsızlıklar,
- Anne ve çocuk sağlığı problemleri,
- Aşırı yoksulluk ve kötü hijyen koşulları,
- Temiz su kaynaklarına erişim, kanalizasyon ve altyapı sistemleri,
- Çevre sağlığı,
- Kronik hastalıkların (diyabet, kalp hastalıkları vb.) görülme sıklığı gibi konular,
- Ruh sağlığı ve buna bağlı sosyal problemler.
Tabloda yer alan veriler, özellikle enstitü kuruluşu, aşı-serum üretimi, veremle mücadele ve hemşire okullarının açılması gibi oldukça kıymetli fakat sınırlı bazı çalışmaları gösterir. Evet, bu çalışmalar toplum sağlığını olumlu etkilemiştir, ancak “toplumsal sağlık sorunlarının bilinçli, sistematik ve yaygın bir şekilde tüm yönleriyle çözülüp çözülmediği” hususu tabloda açıklanmamaktadır.
Örneğin, temizlik, beslenme, çöplerin toplanması, çevre sağlığı, kuduz gibi başka bulaşıcı hastalıklar, sıtma, trahom, ya da halk eğitimleri (hemşire okulları haricinde, halka geniş çaplı sağlık eğitimi projeleri) gibi konularda detaylı bilgi bulunmadığı için, bu konuların tümüne yönelik bir toplumsal çözüm yaklaşımının var olup olmadığını kesin biçimde çıkaramayız. Dolayısıyla, tablo sadece belirli ana başlıklarda, özellikle vereme karşı mücadeleyle ilgili detaylara yer vermiştir.
Bu sebeple, “Toplumsal sağlık sorunlarına çözüm üretilmiş midir?” denildiğinde, evet vereme karşı çalışmalar yapılmıştır ama tablonun kendisi, o dönemin kamu sağlığı yaklaşımının bütünsel olarak tüm toplumsal sorunlara ne kadar çözüm ürettiğini net göstermemektedir. Kaldı ki toplumsal sağlık sorunları çok daha kapsamlıdır ve birden çok alanda (iaşe, iskan, eğitim, altyapı, sosyal güvence vb.) çözüm yollarını içerir. Tablodaki bilgiler, sadece verem gibi spesifik bir hastalığa ve sağlık personeli yetiştirme konusuna odaklanmıştır.
Sonuç olarak, bu kullanım alanına bakarak, (D) sorusu net ve doğrudan tabloda yer almamaktadır. Bu, testin doğru cevabının (D) olduğunu göstermektedir.
Ek Bilgiler: Dönemin Sağlık Kurumları ve Politikalarının Tarihsel Arka Planı
Aşağıda, tabloda geçen kurumların ve uygulamaların genel karakterini biraz daha detaylandırarak, o dönemi daha iyi anlamanızı sağlayacak bilgileri paylaşıyoruz:
-
Hıfzıssıhha Enstitüsü (Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü)
- Kuruluş amacı, halk sağlığını korumak için aşı ve serum üretmek, bulaşıcı hastalıklarla mücadeleye bilimsel destek sunmak, sağlıkla ilgili laboratuvar çalışmaları yapmak.
- “Hıfzıssıhha” kelimesi, Arapça kökenlidir ve “sağlığı/muhafaza etmek” anlamına gelmektedir.
- Bu enstitü, cumhuriyetin ilk yıllarında özellikle çiçek, dizanteri, kolera, difteri ve benzeri hastalıklar için aşı-serum üreterek salgınları önleme noktasında büyük rol oynamıştır.
-
Sanatoryum Hastaneleri
- Verem, 1900’lerin başından itibaren Türkiye’de ciddi can kayıplarına yol açan bulaşıcı bir hastalıktı.
- Özellikle dağlık veya ormanlık alanlardaki temiz havalı bölgelerde kurulan sanatoryumlar, verem hastalarının tedavisi için dönemin bilinen en etkili yöntemlerinden biriydi.
- İyileşme sürecinde hastalar uzun süre gözetim altında tutulur, özel beslenme programları uygulanır ve dinlenerek ciğerlerin güçlendirilmesi amaçlanırdı.
- Tablodaki “Sanatoryum Hastaneleri Kuruldu” ifadesi, veremle dikkatli ve organize bir mücadele örneğidir.
-
Hemşire Okulları
- Hemşirelik mesleğinin profesyonelleşmesi, tedavi kalitesini doğrudan etkiler.
- Hemşire okulunda alınan pratik ve teorik eğitim, hastaların bakım standartlarını yükseltir.
- Ayrıca bu okullar, kadının iş gücüne etkin katılımının da bir sembolü olmuştur.
- Ülke genelinde sağlık ordusu güçlendikçe, salgın durumlarında tarama yapmak, aşı kampanyası düzenlemek, hasta bakımı gibi alanlarda daha verimli hizmet verilmiştir.
Yukarıda özetlenen bilgiler, tabloda yer alan maddelere dayanarak farklı açılardan derinlemesine bir perspektif sunar. Ancak yine de “toplumsal sağlık sorunlarına” ilişkin atılan tüm adımların dökümü ya da söz konusu sorunların ne derece kapsamlı çözümlere kavuştuğu, bu tablodaki veriler aracılığıyla tek başına teyit edilemez.
Örnek Bir Değerlendirme Tablosu
Aşağıdaki tabloda, her bir seçeneğin tabloda yer alan bilgilere göre nasıl cevaplanıp cevaplanamadığı özetlenmiştir:
| Seçenek | Soru | Tablodaki Bilgi | Cevaplanma Durumu |
|---|---|---|---|
| A) Koruyucu sağlık hizmetleri gelişmiş midir? | Aşı ve serum üretimi gibi koruyucu tedbirler var mı? | Hıfzıssıhha Enstitüsü kuruldu, aşı ve serum üretimi yapıldı. | Cevap var (Evet, gelişmiş). |
| B) Sağlık eğitimine yatırım yapılmış mıdır? | Nitelikli sağlık eğitimi, personel yetiştirme çalışmaları var mı? | Hemşire Okulları açıldı, nitelikli sağlık personeli yetiştirildi. | Cevap var (Evet, yatırım yapılmış). |
| C) Hangi salgın hastalıklarla mücadele edilmiştir? | Bulaşıcı hastalık tespit ediliyor mu, hangi hastalıkla uğraşılıyor? | Verem (tüberküloz) ile mücadele edildi, sanatoryum hastaneleri kuruldu. | Cevap var (Verem). |
| D) Toplumsal sağlık sorunlarına çözüm üretilmiş midir? | Daha geniş kapsamlı toplumsal sağlık (beslenme, hijyen vb.) sorunları çözüldü mü? | Sadece vereme karşı kurumsal mücadele ve personel yetiştirilmesi bilgisi bulunuyor. | Kesin cevap yok (Tablo yetersiz). |
Yukarıdaki tablo, hangi seçeneğin doğrudan tabloda bulunan bilgilerle açıklanıp hangisinin açıklanmadığını netleştirmektedir.
Uzun Bir Değerlendirme (2000+ Kelimelik Derin Analiz)
Aşağıda, bu sorunun bağlamını ve tarihteki örneklerini oldukça detaylı bir şekilde ele alarak hem “D” şıkkının neden tablodan net bir sonuç çıkarılamadığını daha fazla irdeleyebilir hem de diğer şıkları pekiştirebiliriz.
-
Cumhuriyetin İlk Yıllarında Sağlık Reformları
Türkiye Cumhuriyeti, kuruluşundan hemen sonra halk sağlığını iyileştirmek ve o dönemde çok yaygın olan bulaşıcı hastalıklarla mücadele etmek için çeşitli kurumlar ve politikalar geliştirmiştir. Saltanat döneminde sınırlı kalan sağlık hizmetleri, Lozan Antlaşması sonrasında ülke kalkınma planlarının içinde özel bir öneme kavuşmuştur. Özellikle tarım toplumundan sanayi toplumu olma yolunda atılan adımlar, şehirleşmenin artması, okuryazar oranının yükselmeye başlaması gibi gelişmeler sayesinde sağlık, eğitimin yanı sıra öncelikli alanlardan biri haline gelmiştir. -
Hıfzıssıhha Enstitüsü’nün Rolü
Osmanlı İmparatorluğu döneminde başlayan ancak Cumhuriyet döneminde çapı genişletilen bir kurum olan Hıfzıssıhha Enstitüsü, modern aşı-serum üretimiyle ülkenin bulaşıcı hastalıklarla mücadelesinde kritik roller üstlenmiştir. Yabancı ülkelerden aşı ithal etmek yerine yerli üretime geçilmesi, milli bir sağlık politikası açısından da önemliydi. Bu atılım:- Salgınlara daha hızlı müdahale edebilmeyi,
- Ülke içinde bilimsel araştırma ve laboratuvar faaliyetlerinin gelişmesini,
- Kamu yönetiminin sağlık üzerinden toplumsal refaha yönelik daha planlı adımlar atmasını,
mümkün kıldı.
-
Sanatoryum Hastanelerinin Önemi
Tüberküloz (verem), 20. yüzyılın başıyla birlikte hem Avrupa’da hem de Anadolu’da toplumların önemli bir halk sağlığı sorunu olarak kendini gösteriyordu. Özellikle hijyen koşullarının yetersizliği, yoksulluk, besin kıtlığı gibi nedenlerle bünyesi zayıf kalan bireyler hızla vereme yakalanabiliyordu. Verem, akciğerlerde ilerleyen ve uzun bir tedavi süreci gerektiren tehlikeli bir hastalık olduğu için, “sanatoryum” ismi verilen özel hastanelerde bu hastaların yataklı ve sürekli bakım alması gerekiyordu.
Türkiye’de bu tip sanatoryum hastanelerinin kurulması, devletin verem gibi bulaşıcı hastalıklara karşı topyekûn mücadele kararı aldığını gösterir. Tablodaki ifade, verem hastalığıyla sistematik biçimde mücadele edildiğini net bir şekilde doğrular. -
Hemşire Okulları ve Kadınların Sağlık Hizmetindeki Rolü
Hemşirelik, tıp doktorluğu kadar eski bir meslek olmasa dahi, sağlık alanında özellikle hastalara doğrudan bakım verme noktasında hayati bir işlev üstlenir. Türkiye’de hemşirelik mesleğinin kurumsallaşması, hem köylerde hem de şehirlerde hastalara yönelik bakımın standartlarının yükselmesine katkı sağlamış, böylece sağlık hizmetlerinin niteliği de artmıştır.
Sadece hastanelerde değil, aşılama kampanyalarında, alan çalışmalarında, salgın taramalarında da hemşireler sürekli görev almışlardır. Hemşire okullarının açılması, onların mesleki eğitim almalarını ve modern sağlık bilgilerine hâkim olmalarını sağlamıştır. Tablonun bize sunduğu bu bilgi, ülkenin sağlık alanında insan kaynağını güçlendirmeyi stratejik bir hedef olarak benimsediğini açıkça gösterir ve sağlık eğitimine yatırım yapıldığına güçlü bir kanıttır. -
Toplumsal Sağlık Kavramının Genişliği
Toplumsal sağlık, yalnızca bulaşıcı hastalıkların önlenmesini değil, aynı zamanda toplumun sağlıkla ilişkili tüm gereksinimlerinin bütüncül bir şekilde ele alınmasını içerir. Örneğin:- Beslenme bozuklukları ile mücadele,
- Temiz su ve atık yönetiminin sağlanması,
- Ana-çocuk sağlığı hizmetlerinin yaygınlaştırılması,
- Aile planlaması hizmetleri,
- Ruh sağlığı ve psikolojik danışmanlık merkezlerinin açılması,
- Sosyal güvenlik sisteminin oluşturulması (SGK veya öncülleri),
- Aşı ve serumun ötesinde kronik hastalıklar ve yaşlı bakımıyla ilgili politikalar.
Dolayısıyla, tabloda sadece bir veya iki hastalığa karşı yapılan mücadele ve sağlık personeli yetiştirilmesi bilgisine dayanarak, o dönemin tüm toplumsal sağlık sorunlarına noktasında dişe dokunur çözümler getirilip getirilmediğini söylemek mümkün olmaz. Evet, vereme dair çözümler vardır, ancak mesela frengi, kuduz, kolera, dizanteri gibi diğer bulaşıcı hastalıklara karşı ne tür sistematik çözümlerin getirildiği veya obezite, şeker hastalığı, kalp hastalıkları gibi kronik durumlar için neler yapıldığı, ya da anne-bebek ölümlerinin azaltılması için hangi spesifik adımların atıldığı bu tablo kapsamında görülememektedir.
-
Neden (D) Seçeneği Cevaplanamaz?
Bu soru, esasen toplumsal sağlık sorunlarının bütününü mercek altına almayı gerektirir. Tabloda görülen bazı detaylar (verem mücadelesi, hemşire okulu, aşı-serum üretimi) toplumsal sağlığın sadece birkaç alt başlığını ifade eder. Oysa toplumsal sağlık sorunları çok sayıda faktöre dayanır: gelir adaletsizliği, eğitim seviyesi, coğrafi farklılıklar, ulaşım zorlukları, barınma koşulları vb.
Dolayısıyla, sadece tek bir veya birkaç bulaşıcı hastalığın önlenmesine yönelik adımların atılması, geriye kalan tüm toplumsal sağlık sorunlarının (örneğin, kentsel altyapı, çevre kirliliği, evsizler için barınma) da çözüldüğü anlamına gelmez. Bu nedenle, (D) sorusu tabloda atıfta bulunulmayan pek çok konuyu çağrıştırır ve “Kesin olarak evet” veya “Hayır” cevabı vermek için elimizde yeterli veri yoktur. -
Kısmi Olarak Değinilen Toplumsal Boyut
Elbette, veremle mücadele, aşı ve serum üretimi veya hemşire okullarının açılması toplumu olumlu etkileyen gelişmelerdir. Hele ki o dönemde verem salgın boyutunda büyük tehdit oluşturduğundan, “toplumsal sağlık sorunları” kategorisine verem de girebilir, çünkü çok yaygın bir hastalıktır. Ancak bu tek örnek üzerinden toplumsal sağlık sorunlarının tamamına çare üretilip üretilmediğini sorgulamak daha geniş ve detaylı kaynaklar gerektirir. -
Tarihsel Kaynaklarda Dönemin Genel Değerlendirmesi
Kaynaklar incelendiğinde, cumhuriyetin ilk yıllarında sağlık politikalarının temel amacının bulaşıcı hastalıklarla mücadele, sağlık alt yapısının kurulması ve eğitimli sağlık personeli yetiştirilmesi olduğu görülür. Bu durumun temel gerekçesi, Osmanlı’nın son dönemlerinde tifüs, kolera, sıtma, verem vb. gibi pek çok bulaşıcı hastalığın yaygın şekilde ölümlere yol açmasıdır. Ayrıca köylerde sağlık hizmetlerinin yok denecek kadar az olması, ebe eksikliği, doktor ve hemşire sayısının azlığı gibi etkenler de öncelikli olarak halledilmesi gereken bir sorun yumağı ortaya çıkartmıştır.Fakat aynı dönemde beslenme, yoksulluk, işsizlik, eğitim yetersizliği gibi parametreler de toplumsal sağlık düzeyini etkileyen diğer faktörlerdir. Devletin bütçe imkânları, uluslararası siyasi konjonktür, İkinci Dünya Savaşı’nın gölgesi, ekonomik darboğazlar gibi etkenler yüzünden tüm konularda devrim niteliğinde düzenlemeler kısa sürede gerçekleştirmek kolay olmamıştır. Dolayısıyla, Hıfzıssıhha Enstitüsü ve sanatoryumlar gibi uygulamalar, sağlık reformunun belli başlı ve en görünür kısımlarıdır; fakat toplumsal sağlığı çok boyutlu olarak iyileştirme çabaları daha uzun vadede ve farklı alanlardaki çalışmalarla bütünlenmiştir.
Sonuç (Özet)
-
(A) Koruyucu sağlık hizmetleri gelişmiş midir?
Evet, aşı ve serum üretimi ile somut bir şekilde gelişmiştir. -
(B) Sağlık eğitimine yatırım yapılmış mıdır?
Evet, Hemşire Okulları’nın açılması ve sağlık personeli yetiştirilmesi bunun kanıtıdır. -
(C) Hangi salgın hastalıklarla mücadele edilmiştir?
Verem (tüberküloz) tabloda açıkça belirtilmiştir, mücadele edildiğini görüyoruz. -
(D) Toplumsal sağlık sorunlarına çözüm üretilmiş midir?
Tablodaki bilgilerle buna net cevap veremiyoruz, zira toplumsal sağlık sorunları aşılama, serum gibi tedbirlerin ötesinde çok daha çeşitli ve kapsamlı boyutlar içerir. Tabloda yalnızca belirli çalışmalar (özellikle bulaşıcı hastalık ve hemşire eğitimi) yer aldığı için, toplumun tüm sağlık sorunlarının giderilip giderilmediğini ispat edemez.
Dolayısıyla, verilen tablo incelendiğinde (D) “Toplumsal sağlık sorunlarına çözüm üretilmiş midir?” sorusuna yanıt verilemez. Sorunun yanıtı “(D)” seçeneğidir.
