Buna göre aşağıdaki ayetlerden hangisi Allah'ın sübûtî sıfatlarından birine işaret etmez?

  1. Allah’ın zatında bulunması zorunlu olan ve yetkinlik ifade eden niteliklerine sübûtî sıfatlar denir. Hayat, ilim, semi, basar, irade, kudret, kelam ve tekvin bu sıfatlardandır.
    Buna göre aşağıdaki ayetlerden hangisi Allah’ın sübûtî sıfatlarından birine işaret etmez?
    A) “Şüphesiz Allah her şeye kadirdir.” (Bakara, 2:20)
    B) “…O, karada ve denizde ne varsa bilir…” (Enam, 6:59)
    C) “Şüphesiz Allah, hakkıyla işitendir.” (Nisa, 4:58)
    D) “Allah Musa ile gerçekten konuştu.” (Nisa, 4:164)
    E) “O’nun benzeri hiçbir şey yoktur.” (Şura, 42:11)
  2. İnsan, yaşamın amacı, ölümün anlamı ve ölümden sonra kendisini neyin beklediği gibi sorulara cevap arar. Din, dünya hayatının geçici bir imtihan olduğunu ve varoluşun ölümle sona ermediğini bildirerek insana kapsamlı bir bakış açısı kazandırır. Böylece kişi, yaşamını daha büyük bir bütün içinde değerlendirir ve geleceğe ilişkin belirsizlik karşısında manevi güven duyar.
    Bu parçada dinin aşağıdaki işlevlerinden hangisi vurgulanmaktadır?
    A) Toplumsal düzeni sağlaması
    B) Davranışları denetlemesi
    C) Kültürel değerleri koruması
    D) Hayatı anlamlandırması
    E) Ahlaki davranışları desteklemesi
  3. Zeynep, annesinin namazdan sonra yaptığı şu duaya şahit olur:
    Allah’ım! Bizi sıratımüstakimden ayırma. Bize ihsan şuuru ver. Bizleri infak eden kullarından eyle. Bizleri takva üzerine kıl.
    Buna göre öğrencilerin konuşmalarında aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
    A) İbadetlerde yalnızca Allah’ın rızasını gözetmeyi
    B) Sahip olunan imkânları ihtiyaç sahipleriyle paylaşmayı
    C) Allah’ın emir ve yasaklarına karşı duyarlı olmayı
    D) Allah’ı görüyormuşçasına kulluk etmeyi
    E) Doğru yoldan ayrılmamayı
  4. Sınıf öğretmeni Ahmet Bey, öğrencileriyle günlük hayatta karşılaşabilecekleri bazı durumlar hakkında sohbet etmektedir.
    Elif: Geçen gün kantinden ihtiyacımızdan fazla yiyecek aldık. Bir kısmı da kaldı. Sonra düşündüm, yalnızca ihtiyacımız kadarını almak daha doğru.
    Mert: Haklısın. Alışverişte ölçülü davranmak gerekir. Ben de geçen gün bir arkadaşımızın derse gelmediğini görünce “Herhâlde dersi önemsemiyor.” diye düşündüm.
    Öğretmen: Ancak nedenini bilmiyordun. Belki de gelmemesi için özel bir nedeni vardı.
    Mert: Doğru. Nedenini bilmediğimiz durumlar hakkında konuşmamalı, hele merak edip özel hayatını araştırmalıyız.
    Öğretmen: Evet. Ayrıca öğrendiğimiz bir durumu başkalarına aktarırken de dikkatli olmalıyız. Bir kişinin hoşlanmayacağı şeyleri arkasından konuşmak doğru değildir.
    A) Yalan
    B) Gıybet
    C) Tecessüs
    D) İsraf
    E) İtidal
  5. İslam ahlakında insanın değerinin yalnızca belirli davranışların yerine getirmesiyle açıklanamayacağı, inanç ile davranış arasında bir bütünlük bulunması gerektiği kabul edilir. Bu anlayışta Allah’a karşı sorumluluk bilinci, insanın kendisine, diğer insanlara ve içinde bulunduğu çevreye yönelik tutumlarını da şekillendirir. Bu nedenle doğruluk, adalet, merhamet ve güvenilirlik gibi değerler yalnızca bireyin kendi kişiliğini geliştirmesine yönelik ilkeler olarak görülmez, toplumsal ilişkilerin niteliğini belirleyen ölçüler olarak da değerlendirilir. Nitekim Hz. Muhammed’in güzel ahlakı tamamlamak üzere gönderildiğini belirtmesi, dinî hayatın davranış boyutunun önemine işaret eder. Böylece kişinin inancı, yalnızca iç dünyasında kalan bir kabul olmaktan çıkarak başkalarının haklarını gözeten bir sorumluluk bilincine dönüşür.
    Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
    A) Dinî sorumluluğun davranışsal bir boyut taşıdığına
    B) Ahlaki değerlerin toplumsal ilişkileri düzenleyebildiğine
    C) İnanç ile ahlaki davranış arasında ilişki kurulduğuna
    D) Ahlaki değerlerin geçerliliğinin kişinin inanç düzeyine bağlı olduğuna
    E) Dinî hayatın insan ilişkilerine yönelik sonuçlar doğurduğuna

Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Deneme Soruları Analizi


Soru 16 — Allah’ın Sıfatları (Zâtî ve Sübûtî Sıfatlar)

:light_bulb: KULLANILAN FORMÜL / KURAL: Sübûtî sıfatlar; varlığı zorunlu olan ve benzerleri sınırlı olarak yaratılmışlarda da bulunan niteliklerdir (Hayat, İlim, Semi, Basar, İrade, Kudret, Kelam, Tekvin). Zâtî sıfatlar ise yalnızca Allah’ın zatına mahsus olup hiçbir yaratılmışta bulunmayan niteliklerdir.

:brain: ÇÖZÜM VE SEÇENEK ANALİZİ

  • A) “Şüphesiz Allah her şeye kadirdir.” \rightarrow Kudret sıfatına işaret eder (Sübûtî).
  • B) “…O, karada ve denizde ne varsa bilir…” \rightarrow İlim sıfatına işaret eder (Sübûtî).
  • C) “Şüphesiz Allah, hakkıyla işitendir.” \rightarrow Semi sıfatına işaret eder (Sübûtî).
  • D) “Allah Musa ile gerçekten konuştu.” \rightarrow Kelam sıfatına işaret eder (Sübûtî).
  • E) “O’nun benzeri hiçbir şey yoktur.” \rightarrow Allah’ın yaratılmışlara benzemediğini belirten Muhalefetün li’l-havâdis sıfatıdır ve bu sıfat Zâtî bir sıfattır; sübûtî değildir.

:white_check_mark: CEVAP: E) “O’nun benzeri hiçbir şey yoktur.” (Şûra, 42:11)


Soru 17 — Dinin Bireysel İşlevi ve Anlam Arayışı

:light_bulb: KULLANILAN FORMÜL / KURAL: Hayatı anlamlandırma; insanın “Ben kimim?”, “Nereden geldim?”, “Ölümden sonra ne olacak?” gibi varoluşsal sorularına dinin inanç ve ahiret ekseninde tatmin edici yanıtlar sunmasıdır.

:brain: ÇÖZÜM VE SEÇENEK ANALİZİ

  • Metinde insanın yaşamın amacını ve ölümün anlamını sorguladığı, dinin dünya hayatının geçici bir imtihan olduğunu bildirerek geleceğe yönelik belirsizliği giderdiği ve insana iç huzur sağladığı vurgulanmıştır.
  • Bu durum dinin bireyin varoluşsal sorularını cevaplayarak hayatı anlamlandırma işlevini doğrudan ifade eder.

:white_check_mark: CEVAP: D — Hayatı anlamlandırması


Soru 18 — Temel Dinî Kavramlar (İhsan, İnfak, Takva, Sırat-ı Müstakim)

:light_bulb: KULLANILAN FORMÜL / KURAL: İslam terminolojisinde her kavram belirli bir kulluk bilincine karşılık gelir: İhsan (Allah’ı görüyormuşçasına yaşamak), İnfak (maddi/manevi imkânları paylaşmak), Takva (Allah’ın sınırlarına duyarlılık), Sırat-ı müstakim (doğru yol), İhlas (yalnızca Allah rızasını gözetmek).

:brain: ÇÖZÜM VE SEÇENEK ANALİZİ

  • “Bizi sıratımüstakimden ayırma” \rightarrow E seçeneğindeki “Doğru yoldan ayrılmamayı” kapsar.
  • “Bize ihsan şuuru ver” \rightarrow D seçeneğindeki “Allah’ı görüyormuşçasına kulluk etmeyi” kapsar (Cibril Hadisi).
  • “Bizleri infak eden kullarından eyle” \rightarrow B seçeneğindeki “Sahip olunan imkânları ihtiyaç sahipleriyle paylaşmayı” kapsar.
  • “Bizleri takva üzerine kıl” \rightarrow C seçeneğindeki “Allah’ın emir ve yasaklarına karşı duyarlı olmayı” kapsar.
  • A seçeneği (“İbadetlerde yalnızca Allah’ın rızasını gözetmeyi”): Bu tanım ihlas kavramına aittir ve duanın metninde ihlas kavramına yer verilmemiştir.

:white_check_mark: CEVAP: A — İbadetlerde yalnızca Allah’ın rızasını gözetmeyi


Soru 19 — İslam Ahlakında Yerilen ve Övülen Davranışlar

:light_bulb: KULLANILAN FORMÜL / KURAL: İslam ahlakında haram/yasaklanan fiiller (gıybet, tecessüs, israf) ile dengeli ve ölçülü yaşam ilkeleri (itidal) açık sınırlarla tanımlanmıştır.

:brain: ÇÖZÜM VE SEÇENEK ANALİZİ

  • İsraf (D): Elif’in “ihtiyacımızdan fazla yiyecek aldık, bir kısmı kaldı” ifadesi israftan kaçınma gerekliliğini anlatır.
  • İtidal (E): Mert’in “Alışverişte ölçülü davranmak gerekir” sözü aşırılıktan uzak durma ve dengeyi (itidali) belirtir.
  • Tecessüs (C): Mert’in “merak edip özel hayatını araştırmamalıyız” ifadesi doğrudan tecessüsü (insanların gizli/özel hallerini araştırma yasağını) vurgular.
  • Gıybet (B): Öğretmenin “Bir kişinin hoşlanmayacağı şeyleri arkasından konuşmak doğru değildir” uyarısı doğrudan gıybet tanımıdır.
  • Yalan (A): Konuşmalarda gerçeğe aykırı beyanda bulunma (yalan söyleme) konusuna değinilmemiştir.

:white_check_mark: CEVAP: A — Yalan


Soru 20 — İslam Ahlakı ve İnanç-Davranış İlişkisi

:light_bulb: KULLANILAN FORMÜL / KURAL: İslam düşüncesinde ahlaki erdemler (adalet, merhamet, doğruluk) objektif ve evrensel bağlayıcılığa sahiptir; ahlaki kuralların doğruluğu ya da geçerliliği bireylerin anlık inanç seviyelerine bağlı kılınamaz.

:brain: ÇÖZÜM VE SEÇENEK ANALİZİ

  • A) Doğru: Metin “dinî hayatın davranış boyutunun önemine” değinmiştir.
  • B) Doğru: Ahlakın “toplumsal ilişkilerin niteliğini belirleyen ölçüler” olduğu belirtilmiştir.
  • C) Doğru: Metnin başında “inanç ile davranış arasında bir bütünlük bulunması gerektiği” açıkça savunulmuştur.
  • D) Ulaşılamaz: Parçada adalet ve dürüstlük gibi ahlaki ilkelerin geçerliliğinin kişilerin inanç derecesine bağlı olduğu yönünde hiçbir ifade yer almaz. Ahlak ilkeleri inançtan bağımsız olarak geçerliliğini korur.
  • E) Doğru: İnancın “başkalarının haklarını gözeten bir sorumluluk bilincine dönüşmesi” dinin insan ilişkilerine etki ettiğini gösterir.

:white_check_mark: CEVAP: D — Ahlaki değerlerin geçerliliğinin kişinin inanç düzeyine bağlı olduğuna