Bırakın atalarımızın geçmişini, bizzat kendi geçmişimiz bile bugün çok belirleyici rol oynamayabilir. Çok çok ağır travmalara maruz kalmamışsak hayatın güzel sürprizleri bizi iyileştirir. Sosyal bilimlerin ulaştığı gerçeklerden bazıları, insanın kendini tek başına inşa eden bir canlı olmadığını ortaya koyuyor. İnsan; benliğini çevresel koşulların, bağlantıda olduğu insanların ve uğraşlarının yansımasıyla kuruyor. Elbette ebeveynlerimizin ruhsal zorlanmaları, kişilik yapıları bizim tarafımızdan küçük yaşlarda soğurulur; onları olduğu gibi devraldığımız kadar, onlarla baş etme yöntemleri de geliştirebiliriz. İnsan geçmişin kurbanı değildir. Geçmişin yaraları bugüne gölgesini düşürebilir ama onları gerçekten iyileştirmek için tek imkân, burada ve şimdide, mevcut ilişkidedir.
Bu sözler aşağıdaki soruların hangisine karşılık söylenmiş olabilir?
A) Kişilik inşasında etkisi olduğu düşünülen uzak geçmişimizin rolünün yeterince araştırıldığını düşünüyor musunuz?
B) Geçmişiyle hesaplaşmaktan çekinen modern toplum insanının günümüzdeki sorunlara çözüm bulabileceğine inanıyor musunuz?
C) Modern insanın bilişsel ve kültürel gelişiminde kalıtım mı, çevresel etmenler mi daha belirleyicidir?
D) Atalarımızın yaşadığı olumlu ve olumsuz durumların bizim kişilik yapımızı etkilediği görüşüne katılıyor musunuz?
E) Yaşadığı travmalar arasında sıkışıp kalan günümüz insanına atalarının yaşadığı zorlukları hatırlatmak gerekir mi?
Paragrafta Anlam ve Diyalog Tamamlama
KULLANILAN FORMÜL / KURAL: Bir metnin hangi soruya karşılık yazıldığını belirlerken metnin giriş cümlesindeki doğrudan tepki ile metnin genelinde savunulan ana düşünce esas alınır; yazarın giriş cümlesi soruya verilmiş doğrudan bir yanıt niteliğindedir.
ÇÖZÜM VE SEÇENEK ANALİZİ
Metin, “Bırakın atalarımızın geçmişini, bizzat kendi geçmişimiz bile bugün çok belirleyici rol oynamayabilir.” ifadesiyle başlamaktadır. Bu giriş, muhatabın ataların geçmişinin/yaşadıklarının insan kişiliği üzerindeki belirleyici etkisi ile ilgili yönelttiği bir teze ya da görüşe karşı çıkış bildirir. Yazar, insanın geçmişin kurbanı olmadığını, kişiliğin “şimdi ve burada” çevresel ilişkilerle şekillendiğini savunarak bu iddiayı çürütmektedir.
- A) Parçada uzak geçmişin etkisinin bilimsel olarak yeterince araştırılıp araştırılmadığına dair bir tartışma veya akademik değerlendirme bulunmamaktadır.
- B) Parçada modern insanın geçmişiyle hesaplaşmaktan çekinmesi gibi bir durumdan bahsedilmemektedir.
- C) Parça kalıtım ile çevre arasında bir üstünlük kıyaslamasına değil, doğrudan atalardan devralınan geçmişin kişiliği belirleyip belirlemediğine odaklanmıştır; dolayısıyla bir seçim sorusuna yanıt değildir.
- D) Sorudaki “Atalarımızın yaşadığı durumların bizim kişilik yapımızı etkilediği görüşüne katılıyor musunuz?” sorusuna karşılık yazar; “Bırakın atalarımızın geçmişini, kendi geçmişimiz bile belirleyici rol oynamayabilir…” diyerek bu teze katılmadığını doğrudan açıklamıştır.
- E) Metinde günümüz insanına atalarının zorluklarının hatırlatılması gerekip gerekmediğine dair bir öneri yer almamaktadır.
CEVAP: D — Atalarımızın yaşadığı olumlu ve olumsuz durumların bizim kişilik yapımızı etkilediği görüşüne katılıyor musunuz?
SINAV NOTU / PÜF NOKTASI: Paragrafın ilk cümlesinde yer alan “Bırakın X’i, Y bile…” kalıbı, soruda X unsuru hakkında sorulmuş doğrudan bir yargıya (“X etkiler mi / bu görüşe katılır mısınız?”) verilmiş kesin bir itiraz ve yanıt girişidir.
