Bir sınıfta, Duru’nun “Yarın kitabını getireceğim.” sözü üzerine bu ifadenin onu bağlayıp bağlamadığı tartışılır. Arda, geleceğe ilişkin kesin bir bildirimde bulunmanın söz vermek için yeterli olduğunu savunur. Öğretmen, bir meteoroloğun “Yarın yağmur yağacak.” açıklamasını hatırlatır. Ardından Duru’nun cümlesini prova sırasında söyleyen bir oyuncuyla gerçek bir konuşmada söyleyen öğrenciyi karşılaştırmalarını ister. Öğrenciler, ifadeler benzeşse de her durumda konuşandan aynı şeyi bekleyemediklerini fark eder. Tartışmada ses tonu, sözcük sayısı ya da konuşanın kendinden emin görünmesi belirleyici olmaz. Öğretmen, henüz kimsenin sözünü tutup tutmadığıyla ilgilenmez. Bir öğrenci, “Söylenen gerçekleşmediğinde bazen yalnızca beklentimiz boşa çıkıyor, bazen ise karşımızdakinden açıklama istemeye hakkımız olduğunu düşünüyoruz.” diyerek tartışmaya katılır.
Bu parçada felsefi düşüncenin aşağıdaki özelliklerinden hangisi vurgulanmaktadır?
A) Karşıt görüşleri uzlaştırarak ortak bir yargıya ulaşması
B) Eylemlerin ahlaki değerini doğurdukları sonuçlarla açıklaması
C) Kendi düşünme yöntemini yeniden sorgulamaya açması
D) Farklı bilgileri bütünlüklü bir açıklama içinde birleştirmesi
E) Kavramları ayırt edici koşulları bakımından çözümlemesi
Felsefi Düşüncede Kavramsal Çözümleme ve Sınırların Belirlenmesi
KULLANILAN FORMÜL / KURAL: Kavramsal analiz (çözümleme); felsefenin bir kavramın özünü, onu diğer durumlardan ayıran temel ve kurucu ölçütlerini farklı bağlamlar (örneğin tahmin, tiyatro repliği ve gerçek vaat) üzerinden inceleyerek açığa çıkarma yöntemidir.
ÇÖZÜM VE SEÇENEK ANALİZİ
Metinde “söz vermek” eyleminin doğası incelenmektedir. Bir meteoroloğun tahmini, bir tiyatro oyuncusunun sahnedeki repliği ve günlük yaşamdaki bir vaat aynı geleceğe dönük dilsel kalıbı taşısalar da bağlamlarına göre farklı bağlayıcılıklara sahiptir. Bu durum, bir kavramın hangi kurucu koşullar altında geçerlilik kazandığını belirleme sürecidir.
- A) Parçada amaç karşıt düşünceleri uzlaştırıp orta bir yol bulmak değil, kavramın sınırlarını ve doğasını netleştirmektir; bu nedenle elenir.
- B) Parçada “Öğretmen, henüz kimsenin sözünü tutup tutmadığıyla ilgilenmez.” denilerek eylemin ahlaki değerinin doğurduğu sonuçlara (faydacılığa) bağlanmadığı açıkça belirtilmiştir.
- C) Refleksif düşünce felsefenin bir özelliğidir; ancak burada sorgulanan zihinsel yöntemin kendisi değil, doğrudan “söz vermek” kavramının kurucu sınırlarıdır.
- D) Metinde farklı disiplinlere ait bilgileri sentezleyip bütüncül bir sisteme dönüştürmekten ziyade, benzer görünen durumları birbirinden ayıran bir çözümleme (analiz) yapılmaktadır.
- E) Metinde “söz vermek”, “tahmin etmek” ve “rol icabı söylemek” durumları karşılaştırılarak bir kavramı oluşturan ayırt edici nitelikler ve koşullar çözümlenmiştir.
CEVAP: E — Kavramları ayırt edici koşulları bakımından çözümlemesi
SINAV NOTU / PÜF NOKTASI: Parçada yer alan meteorolog (tahmin) ve oyuncu (rol) benzetmeleri, dilde aynı gibi duran ifadelerin hangi farklı koşullarda felsefi ve ahlaki bir sorumluluk (söz verme) doğurduğunu ayrıştırmak için verilmiş tipik bir kavram analizi örneğidir.
