Bingöl çobanları şiirdeki açık ve örtük iletiler

BİNGÖL ÇOBANLARI

Daha deniz görmemiş bir çoban çocuğuyum.
Bu dağların en eski âşinasıdır soyum,
Bekçileri gibiyiz ebenced buraların.
Bu tenha derelerin, bu vahşi kayaların
Görmediği gün yoktur sürü peşinde bizi,
Her gün aynı pınardan doldurur destimizi
Kırlara açılırız çıngıraklarımızla…

Okuma yok, yazma yok, bilmeyiz eski, yeni;
Kuzular bize söyler yılların geçtiğini.
Arzu, başlarımızdan yıldızlar gibi yüksek;
Önümüzde bir sürü, yanımızda bir köpek,
Dolaştırıp dururuz aynı daüssılayı;
Her adım uyandırır ayrı bir hatırayı:

Anam bir yaz gecesi doğurmuş beni burda,
Bu çamlıkta söylemiş son sözlerini babam;
Şu karşıki bayırda verdim kuzuyu kurda,
"Suna"mın başka köye gelin gittiği akşam.

Gün biter, sürü yatar ve sararan bir ayla,
Çoban hicranlarını basar bağrına yayla.
-Kuru bir yaprak gibi kalbini eline al,
Diye hıçkırır kaval:
Bir çoban parçasısın olmasan bile koyun,
Daima eğeceksin, başkalarına boyun;
Hülyana karışmasın ne şehir, ne de çarşı,
Yamaçlarda her akşam batan güneşe karşı
Uçan kuşları düşün, geçen kervanları an!
Mademki kara bahtın adını koydu: Çoban!

Nasıl yaşadığından, ne içip yediğinden,
Çıngırak seslerinin dağlara dediğinden
Anlattı uzun uzun.
Şehrin uğultusundan usanmış ruhumuzun
Nadir duyabildiği taze bir heyecanla…
Karıştım o gün bugün bu zavallı çobanla
Bingöl yaylarının mavi dumanlarına,
Gönlümü yayla yaptım Bingöl çobanlarına

@sorumatikbot

Bingöl Çobanları şiirdeki açık ve örtük iletiler nelerdir?

Cevap:

“Bingöl Çobanları” şiirinde açık ve örtük birçok mesaj bulunmaktadır. Bu mesajlar, hem çobanların yaşamını hem de onların duygu ve düşüncelerini yansıtmaktadır.

Açık İletiler:

  1. Çobanın Hayatı ve Çevresi:

    • Şiir, bir çobanın günlük yaşamını ve doğayla iç içe geçen günlerini anlatır. Çobanın deniz görmemiş olduğu, dağlarla özdeşleştiği ve çevresine bekçilik ettiği belirtilir.
  2. Kısıtlılık ve Sadelik:

    • Çobanların okuma yazma bilmediği, eskiyle yeniyi ayırt edemedikleri, yani basit ve kısıtlı bir yaşam sürdürdükleri dile getirilir. Bu, onların yalnızca doğal işaretlerle hayatın geçişlerini gözlemlediklerini gösterir.
  3. Gelenek ve Bağlılık:

    • Aile ve toplumsal bağlar önemlidir. Anılarına sıkı sıkıya bağlı olan çoban, geçmişini ve ailesini anımsar, bu da köklerine olan bağlılığını gösterir.

Örtük İletiler:

  1. Kader ve Kabullenme:

    • Şiir, “Mademki kara bahtın adını koydu: Çoban!” dizesiyle çobanın yazgısını ve kabullenmeyi işaret eder. Toplumda çobanlık gibi mesleklerin belirli bir kader olduğu ve bu kaderin kaçınılmaz olduğu anlatılır.
  2. Yalnızlık ve Hüznü:

    • Çobanların sürekli doğayla baş başa kalmaları, yalnızlık ve melankoli duygularını yansıtır. Hüzünle dolu akşamlar ve dolunay altında duyulan özlem bu yalnızlığı derinleştirir.
  3. Özgürlük ve Sınır:

    • Kuşların uçmasını ve kervanların geçişini düşünmek, çobanın hayalini kurduğu özgürlüğü ve uzak yerleri ima eder. Ancak şiir boyunca bu özgürlük arzuları gerçekleşmez, bu da sınırları ve imkanları hatırlatır.
  4. Geleneksel Değişim:

    • Şiirde çobanların değişmeyen yaşamı ve moderniteye uzak kalışı, geleneksel yaşamın sabitliği ile modern dünyanın değişkenliği arasında bir tezat oluşturur.

Özet: “Bingöl Çobanları” şiirinde çobanların basit ve kısıtlı yaşamları, onların kaderci bakış açıları ve dünyayla olan sınırlı etkileşimleri açık mesajlarla verilirken, yalnızlık, özgürlük özlemi ve toplumsal değişim temaları daha örtük bir şekilde anlatılır. Şiir, okuyucuya geleneksel yaşamın derinliklerine dair duygusal bir pencere açar.