açık öğretim 1 dönem edebiyat 4 ünite kapsamlı çok kapsamlı konu anlatımı
Açık Öğretim Lisesi Türk Dili ve Edebiyatı 1 — 4. Ünite: Masal ve Fabl
Masal ve Fabl ünitesi; olağanüstü olay ve kişilerin anlatıldığı, eğitsel yönü öne çıkan anlatmaya dayalı edebi metin türlerini ve bu ünitede yer alan edat, bağlaç, ünlem dil bilgisi konularını kapsamaktadır.
1. Masal
Masal; genellikle halkın ortak hayal gücünden doğmuş, olağanüstü olayların, kişilerin ve varlıkların yer aldığı, zaman ve mekân kavramlarının tamamen belirsiz olduğu, eğitici ve ders verici nitelikteki anonim anlatılardır.
-
Genel Özellikleri:
- Anonimdir (söyleyeni belli değildir), dilden dile aktarılarak günümüze ulaşmıştır.
- Olaylar hayal ürünüdür; peri, dev, cin, ejderha, cadı, Zümrüdüanka kuşu gibi olağanüstü varlıklar sıkça yer alır.
- Zaman ve mekân tamamen belirsizdir (Örn: Evvel zaman içinde, Kafdağı’nın ardı, Yemen ülkesi).
- Anlatımda genellikle öğrenilen geçmiş zaman kipi (-miş / -mış) veya geniş zaman kullanılır.
- İyiler her zaman ödüllendirilir; kötüler, yalancılar ve haksızlar her zaman cezalandırılır.
- Dini ve milli motiflere kural olarak yer verilmez; evrensel değerler (adalet, dürüstlük, yardımseverlik) işlenir.
- Kalıplaşmış sözler (tekerlemeler) masalların en belirgin yapı taşıdır.
-
Masalın Bölümleri:
- Döşeme: Dinleyicinin/okuyucunun dikkatini çekmek amacıyla tekerlemelerin söylendiği giriş bölümüdür (“Bir varmış, bir yokmuş…”).
- Serim: Olayın başladığı, ana karakterlerin tanıtıldığı ve çevre tasvirinin yapıldığı bölümdür.
- Düğüm: Olayların karmaşıklaştığı, çatışmanın ve merak unsurunun doruk noktaya ulaştığı bölümdür.
- Çözüm: Çatışmanın sonlandığı, olayın aydınlığa kavuştuğu, iyilerin kazandığı ve kötülerin cezalandırıldığı bölümdür.
- Dilek: Masalın iyi niyet ve temennilerle bitirildiği bölümdür (“Gökten üç elma düşmüş…”, “Onlar ermiş muradına…”).
-
Masal Alanında Önemli Eserler ve Kişiler:
- Türk Edebiyatı: En bilinen masal tipi Keloğlan’dır. Türk masallarını bilimsel yöntemlerle ilk derleyen araştırmacı Pertev Naili Boratav’dır. Eflatun Cem Güney ise masalları derleyip edebi dille yeniden kaleme aldığı için “Masal Babası” unvanını almıştır.
- Dünya Edebiyatı:
- Pançatantra ve Beydeba (Hint masalları)
- Binbir Gece Masalları (Arap-Fars edebiyatı; Şehrazat’ın Şehriyar’a anlattığı masallar)
- Grimm Kardeşler (Alman edebiyatı; Külkedisi, Pamuk Prenses, Rapunzel)
- Hans Christian Andersen (Danimarka edebiyatı; Kibritçi Kız, Çirkin Ördek Yavrusu)
2. Fabl
Fabl; kahramanları çoğunlukla hayvanlar, bitkiler veya cansız varlıklar olan, sonunda mutlaka ahlakî bir ders (öğüt) veren, manzum (şiir) ya da nesir (düzyazı) biçimindeki alegorik anlatılardır.
-
Genel Özellikleri:
- Teşhis (kişileştirme) ve intak (konuşturma) sanatları üzerine kuruludur.
- İnsanlara ait kusurlar (kibir, açgözlülük, kurnazlık, tembellik) hayvanlar üzerinden sembolik olarak eleştirilir.
- Kısa, yoğun ve didaktik (öğretici) metinlerdir.
- Sonunda açıkça belirtilen bir ahlak dersi (kıssa) yer alır.
-
Fablın Bölümleri:
- Giriş: Kahramanların ve olayın geçtiği ortamın tanıtıldığı bölümdür.
- Gelişme: Olayın düğümlendiği, merak ve çatışmanın derinleştiği bölümdür.
- Sonuç: Olayın beklenmedik bir şekilde bittiği bölümdür.
- Öğüt: Fablın ana fikrini oluşturan, doğrudan ders veren atasözü veya özlü söz niteliğindeki bölümdür.
-
Fabl Alanında Önemli Eserler ve Temsilciler:
- Dünya Edebiyatı:
- Ezop (Eski Yunan edebiyatı; fabl türünün kurucusu kabul edilir)
- Beydeba (Hint edebiyatı; Kelile ve Dimne eseri fabl türünün doğu dünyasındaki ilk örneğidir)
- La Fontaine (Fransız edebiyatı; 17. yüzyılda manzum fabllarıyla tanınmıştır)
- Türk Edebiyatı:
- Harnâme (Şeyhî): 15. yüzyılda yazılan, boynuz ararken kulaklarından ve kuyruğundan olan bir eşeği anlatan mesnevi; Türk edebiyatındaki ilk fabl örneği kabul edilir.
- Şinasi, La Fontaine’den fabl çevirileri yapmış ve Tanzimat Dönemi’nde kendi özgün fabllarını yazmıştır.
- Dünya Edebiyatı:
3. Masal ile Fabl Arasındaki Temel Farklar
| Özellik | Masal | Fabl |
|---|---|---|
| Kahramanlar | İnsanlar, periler, devler, olağanüstü varlıklar | Çoğunlukla hayvanlar ve bitkiler |
| Söz Sanatları | Çeşitli hayal unsurları ve betimlemeler | Temel dayanağı teşhis ve intaktır |
| Giriş-Çıkış | Tekerlemeler (döşeme) ile başlar, iyi dileklerle biter | Genellikle doğrudan olaya girer, kalıplaşmış tekerleme yoktur |
| Sonuç | Mutlu sonla biter, ders dolaylı verilir | Net ve doğrudan bir ahlak dersi (öğüt) ile biter |
| Yazarı | Genellikle anonimdir | Çoğunlukla yazarı bellidir |
4. Dil Bilgisi: Edat, Bağlaç, Ünlem
Bu ünitede tek başlarına anlamı olmayan, cümle içinde anlam ilgisi kuran ya da duygu belirten sözcük türleri ele alınır.
1. Edat (İlgeç):
- Tek başına anlamı olmayan, diğer sözcüklerle öbekleşerek (edat öbeği kurarak) anlam ilgisi kuran sözcüklerdir.
- Başlıca Edatlar: gibi, kadar, için, ile, göre, doğru, karşı, dolayı, ötürü, sanki, üzere, yalnız, ancak.
- Dikkat Edilecek Kullanımlar:
- “Gibi”: Benzetme anlamı katar (Buz gibi su).
- “Göre”: Karşılaştırma veya görelilik katar (Bana göre bu kitap daha iyi).
- “Kadar”: Eşitlik, benzerlik veya ölçü katar (Cennet kadar güzel).
- “İçin”: Amaç-sonuç veya neden-sonuç bildirir (Sınavı geçmek için çalıştı).
- “İle”: Araç, birliktelik veya durum anlamı katar. “İle” yerine “ve” getirilebiliyorsa bağlaç, getirilemiyorsa edattır.
2. Bağlaç:
- Eş görevli sözcükleri, söz öbeklerini veya cümleleri birbirine bağlayan bağımsız sözcüklerdir. Cümleden çıkarıldıklarında anlam bozulmaz, yalnızca daralabilir.
- Başlıca Bağlaçlar: ve, veya, ya da, fakat, ama, lakin, çünkü, ancak, yalnız, de/da, ki, ise, hem… hem, ne… ne.
- Kritik Ayrımlar:
- “Yalnız / Ancak”: Eğer “sadece” anlamında kullanılırsa edat; “fakat / ama” anlamında kullanılırsa bağlaç olur.
- “De / Da”: Cümleden çıkarıldığında anlam bozulmuyorsa bağlaçtır ve ayrı yazılır. Anlam tamamen bozuluyorsa bulunma hâl ekidir (-de/-da) ve bitişik yazılır.
3. Ünlem:
- Sevinç, korku, öfke, şaşkınlık, acıma gibi ani duygu patlamalarını belirten veya seslenme, hitap bildiren sözcüklerdir.
- Örnekler: Ah!, Eyvah!, Hey!, Aaa!, Bre!, Sakın!, Aman!
- Ünlem sözcükleri isim çekim eki aldıklarında adlaşırlar: “Kimsesizlerin ahı yerde kalmaz.” (Burada “ah” artık isimdir).
SINAV NOTU / PÜF NOKTASI:
Açık Lise sınavlarında Şeyhî’nin Harnâme adlı eseri (“ilk fabl örneği”) ve Eflatun Cem Güney’in unvanı (“Masal Babası”) sıklıkla sorulur. Ayrıca “ile” sözcüğünün yerine “ve” yazılabiliyorsa bağlaç, yazılamıyorsa edat olduğu kuralı dil bilgisi sorularının temel ayırt edicisidir.