Hülya, Can, Bahar ve Ali okulun bahçesinde oturmuş; güzel havanın keyfini çıkarıyorlardı. Felsefe dersinde işledikleri varlık felsefesi konusu üzerine konuşmaya başladılar. Konu, öğretmenlerinin “Gerçekten var olan nedir?” sorusu üzerine bir tartışmaya dönüştü.
Hülya, kendine bir kahve alarak masaya oturdu ve şöyle dedi: “Bazen düşünüyorum da acaba biz gerçek-ten var mıyız? Ya da içinde yaşadığımız dünya gerçek mi? Belki de her şey sadece zihnimizin bir oyunudur.”
Can, Hülya’nın bu düşüncesine şaşırdı: “Elbette varız! Şu anda bu masada oturuyoruz, kahvelerimizi içi-yoruz. Eğer gerçek değilsek bu kahveler nereden geliyor? Bence gördüğümüz ve dokunduğumuz her şey gerçektir.”
Bahar, Can’ın bu açıklamasını ilginç buldu ve sorularını yöneltti: “Peki, ya rüyalar? Rüyadayken de her şey gerçekmiş gibi gelir ama uyandığında onların sadece bir yanılsama olduğunu anlarsın. Ya şu an içinde bulunduğumuz gerçeklik rüya ise?”
Ali ise farklı bir noktaya değindi: “Bence varlık sadece fiziksel dünyayla sınırlı değil. Bizim düşüncelerimiz, hislerimiz, hayallerimiz de bir şekilde var. Belki de varlığı daha geniş bir çerçeveden ele almalıyız.”
6. Hülya’nın yaklaşımı, varlık felsefesinde hangi akımla ilişkilendirilebilir? Gerekçelendirerek açıklayınız.
7. Can’ın dokunduğu ve gördüğü her şeyin gerçek olduğunu savunması, varlık felsefesinde hangi akımla ilişkilendirilebilir? Gerekçelendirerek açıklayınız.
8. Bahar’ın “Ya şu an içinde bulunduğumuz gerçeklik rüya ise?” sorusuna materyalizm nasıl bir cevap verebilir? Açıklayınız.
9. Ali, varlığın fiziksel dünyayla sınırlı olmadığı görüşünü temellendirmek için hangi argümanları sunabilir?
(Cevaplar birer (1) cümlelik olsun.)