4. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Meb Yayınları 1 Sayfa 217 Cevapları ve Çözümleri

Okuma Metni

O gün Atiye teyzenin avlusunda beştaş turnuvası düzenleyecektik. Bu turnuva için çok heyecanlıydım. Cebimdeki taşların şıngırtısı heyecanımı iyice arttırıyordu. Turnuva başlamadan ilk eşleşmelerimizi “Aldım, verdim, ben seni yendim.” adım oyunuyla yaptık. Ben Nilgün’le oynayacaktım. Nilgün bir önceki beştaş turnuvasının şampiyonuydu. Oyun süresince ellerim titremeden sonuna kadar taşlarımı topladım. Sıra Nilgün’e geldiğinde taşları yerden toplarken bir anda havaya attığı taşı yere düşürdü. Nilgün’den sonra diğer arkadaşımla oynadığımda da kazanan ben olmuştum.

“Sevgili arkadaşlar, bugünkü Beştaş Turnuvası şampiyonumuz Burcu’yu tebrik edelim.” diye seslendi hakemimiz Ahmet. Her oyunda bir hakem olur, değil mi? Bütün arkadaşlarım sevinçle beni kutladılar. Bizim mahallede oyunların sonunda kazanan ve kaybeden herkes birbirini tebrik etmeyi bilir.

“Haydi, arkadaşlar turnuvamızı son oyunumuzla kutlayalım, ne dersiniz? Atiye teyzenin bizim için hazırladığı meyve suyunu içerken sizin için hazırladığımız tiyatromuzu izlemeye var mısınız?”

Ahmet, mahallenin oyun kurucusu, oyunların hakemi, oyunlarda sorun yaşanırsa da en iyi sorun çözücüsüydü. On parmağında on marifet vardı. Aynı zamanda mahallemizdeki tiyatro ekibinin lideriydi. Ara sıra hepimiz bu oyunlarda rol alırdık. Ahmet ve yakın arkadaşı Begüm oyunları yazar, oyuncular için bisikletleriyle duyuru yaparlardı. Turnuvadan sonra oyunu izleyecektik. Biletlerimiz de hazırdı. Herkes hazırlıklıydı. Ceplerimizin birinde taşlarımız, diğerinde cevizlerimiz vardı.

“Bugünkü oyun için biletimiz iki ceviz.” dedi Begüm ve kese kâğıdını cevizleri atmamız için biz izleyicilere uzattı. Hepimiz Atiye teyzenin avlusundaki merdivenlere yerleştik. Oyunu izlemek için hazırdık. Kese kâğıdı ağzına kadar cevizle dolunca oyun başladı. Meyve sularımızı içerken kahkahalara boğulmuştuk. Beştaş oyunumuzda mızıkçılık yapıp oyunu hırsıyla tatsızlaştıran iki çocuğun komik oyunlarını oynuyorlardı. Oyun sonunda Ahmet, Begüm ve diğer iki arkadaşımız bizleri selamladılar. Toplanan “ceviz biletlerimizi” kırıp hep birlikte afiyetle yedik.


Kitapta kolayca gezin

← Önceki sayfa: 216 · :blue_book: Kitap cevapları · Sonraki sayfa: 218 →