Havza ve Amasya Genelgelerinde alınan kararların Millî Mücadele’nin hangi özelliğini gösterdiğini analiz edelim:
Sorunun Analizi:
Havza ve Amasya Genelgelerinde, özellikle şunlara dikkat edilmiştir:
- Mondros Ateşkes Antlaşması sonrası işgaller,
- Azınlıkların bölücü faaliyetleri,
- İstanbul Hükümeti’nin sessiz kalışı karşısında halkın tepki göstermesi.
Bu unsurlar, Millî Mücadele’nin ulus egemenliği ve bağımsızlık odaklı yapısıyla doğrudan ilgilidir.
Cevap Seçeneklerinin Detaylı İncelemesi:
-
A) Dış destek aranması gerektiği:
Havza ve Amasya Genelgelerinde dış destek arayışına dair bir vurgu yoktur. Millî Mücadele, halkın kendi seçenekleriyle mücadelesine dayanır. -
B) Ulusal bağımsızlığa önem vermesi:
Genelgelerde işgal ve bölücü faaliyetlere tepki verilmesi, ulusal bağımsızlık ruhunu öne çıkarır. Türk milletinin kendi bağımsızlık mücadelesine önderlik ettiği açık bir şekilde vurgulanmıştır. -
C) Kişilere bağlı olması:
Millî Mücadele, kişilere bağlı değil, milletin ortak iradesine dayanır. Bu şık doğru değildir. -
D) Millî egemenliği sağlamak istemesi:
Genelgeler yalnızca bağımsızlık değil, millî irade ve egemenlik amaçlarını da taşır. Ancak bu durum daha genel bir çerçeve çizdiği için “ulusal bağımsızlık” daha spesifik bir cevap olur.
Doğru Seçenek:
B) Ulusal bağımsızlığa önem vermesi
Özet Tablo:
| Seçenek | Açıklama | Doğruluk Durumu |
|---|---|---|
| A) | Dış destek aranmıyor. | Yanlış |
| B) | Ulusal bağımsızlık vurgulanıyor. | Doğru |
| C) | Kişilere bağlılık reddediliyor. | Yanlış |
| D) | Millî egemenlik genel bir hedef. | Yanlış |
Sonuç olarak doğru cevabımız B şıkkıdır. ![]()
Havza ve Amasya genelgelerinde;
• Mondros Ateşkes Antlaşması sonrası yapılan işgallere,
• Azınlıklar tarafından yapılan bölücü faaliyetlere,
• İşgallere sessiz kalan İstanbul Hükûmeti’ne karşı tepkilerin yer aldığı kararlar alınmıştır.
Bu durum Millî Mücadele’nin hangi özelliğini göstermektedir?
Cevap: B) Ulusal bağımsızlığa önem vermesi
Table of Contents
1. Soruya Genel Bakış
Verilen bilgilere göre Havza ve Amasya Genelgeleri’nde, yapılan işgallerin ve azınlık faaliyetlerinin toplumsal olarak protesto edilmesi, İstanbul Hükümeti’ne karşı tepkilerin duyurulması gibi konular ele alınmıştır. Bu durum, halkın işgallere karşı topyekûn tepki göstermesi gerektiğini ve işgaller karşısında “ulusal bağımsızlık” fikrinin temel alındığını gösterir.
2. Havza ve Amasya Genelgeleri’nin Önemi
- Havza Genelgesi (28 Mayıs 1919): İzmir’in işgaline tepki göstermek amacıyla mitingler düzenlenmesi çağrısında bulunur. Bu eylemler halkın işgallere karşı bilinçlenmesini sağlar.
- Amasya Genelgesi (22 Haziran 1919): “Milletin istiklâlini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.” ifadesiyle Millî Mücadele’nin dayanağının halk ve ulusal egemenlik olduğunu vurgular.
Bu genelgeler, işgaller karşısında kurtuluş yolunun ancak milletin birlikte hareket etmesiyle, kendi gücüne dayanarak mümkün olduğunu belirtir. Burada ulusal bağımsızlık ve egemenlik kavramlarının temel alındığı çok açıktır.
3. Millî Mücadele’nin Temel Özellikleri
- Halk Desteği: Millî Mücadele, geniş halk kitlelerinin katılımıyla gerçekleştirilmiştir.
- Ulusal Bağımsızlık Hedefi: Her türlü yabancı işgale ve müdahaleye karşı milletin egemenliği esas alınmıştır.
- Ulusal Egemenlik Vurgusu: Padişaha veya kişilere bağlı değil, “millet iradesi”ni önceleyen bir anlayış benimsenmiştir.
- Bağımsızlık için Örgütlenme: Kongreler (Erzurum, Sivas vb.) ve genelgeler (Amasya, Havza vb.) ile topyekûn bir direnişin temelleri atılmıştır.
4. Seçenek Analizi
- (A) Dış destek aranması gerektiği
- Havza ve Amasya Genelgeleri’nde ülke içindeki direnişin önemine vurgu yapılır. Dış destek yerine, millî güce ve halk iradesine dayanma fikri ön plandadır. Bu nedenle (A) yanlıştır.
- (B) Ulusal bağımsızlığa önem vermesi
- İşgallere ve azınlık faaliyetlerine tepki, ulusun kendi başına bağımsız olma arzusunu ve işgalden kurtulma isteğini gösterir. Bu nedenle (B) doğru cevaptır.
- (C) Kişilere bağlı olması
- Millî Mücadele’nin şahıslara değil, millet iradesine dayandığı özellikle vurgulanmıştır. Kişilere bağlı bir hareket değildir. Bu nedenle (C) yanlıştır.
- (D) Millî egemenliği sağlamak istemesi
- Evet, Havza ve Amasya Genelgeleri millî egemenlik vurguları taşır. Ancak en somut olarak ulusal bağımsızlık düşüncesini yansıtır. Soru metninde, işgallere karşı ulusal tepki ve bağımsızlık ön plandadır. Bu nedenle en uygun yanıt (B) olarak kabul edilir.
5. Kısa Özet Tablo
| Genelge | Temel Amaç | Vurgu |
|---|---|---|
| Havza Genelgesi | Mitinglerle protesto ve halkı direnmeye teşvik | İşgallerin protesto edilmesi |
| Amasya Genelgesi | Ulusun bağımsızlığını yine ulusun kendisinin kurtaracağı | Ulusal bağımsızlık ve egemenlik fikri |
6. Sonuç Değerlendirmesi
- Havza ve Amasya genelgeleri, işgallere karşı bir ulusal tepki doğurduğu ve İstanbul Hükümeti’nin işgalleri önlemekte pasif kalışına tepki gösterdiği için Millî Mücadele’nin “ulusal bağımsızlığa önem verme” özelliğini ön plana çıkarmaktadır.
Doğru yanıt: B) Ulusal bağımsızlığa önem vermesi.
Havza ve Amasya genelgelerinde;
• Mondros Ateşkes Antlaşması sonrası yapılan işgallere,
• Azınlıklar tarafından yapılan bölücü faaliyetlere,
• İşgallere sessiz kalan İstanbul Hükûmeti’ne karşı tepkilerin yer aldığı kararlar alınmıştır.
Bu durum Millî Mücadele’nin hangi özelliğini göstermektedir?
Cevap:
Sorudaki bilgiler doğrultusunda, Havza ve Amasya genelgelerinde işgallere tepkinin milletçe gösterilmesi ve Kurtuluş mücadelesinde ulusal birlik vurgusu yer almaktadır. Bu da Millî Mücadele’nin “ulusal bağımsızlığa önem vermesi” (B seçeneği) özelliğini yansıtır.
İçindekiler
1. Giriş
Havza ve Amasya genelgeleri, Millî Mücadele döneminin en kritik belgesel adımlarından bazılarıdır. Mondros Ateşkes Antlaşması sonrasında Anadolu’nun çeşitli bölgelerinde başlayan işgallere, azınlıkların ayrılıkçı faaliyetlerine ve İstanbul Hükûmeti’nin kayıtsız tutumuna tepki olarak alınan bu kararlar, aynı zamanda Kurtuluş Savaşı’nın hangi temel ilkelerle yürütüleceğini göstermektedir. Bu genelgelere bakıldığında, millî irade düşüncesinin halk tarafından yaşama geçirilmesi, bağımsızlık temelinde örgütlenme ve toplumsal seferberlik gibi konular öne çıkar.
Bu uzun yanıtta, ilk olarak Havza ve Amasya genelgelerinin tarihsel çerçevesini, içeriğini ve Mondros Ateşkes Antlaşması sonrası durumla ilgili tavırlarını inceleyeceğiz. Ardından sorudaki şıklarda belirtilen Millî Mücadele’nin olası niteliklerini değerlendirecek, bu kararların hangi nitelik veya özelliği yansıttığını derinlemesine ele alacağız. Son kısımda ayrıca tablolarla ve özet değerlendirilmelerle konuyu toparlayacağız.
2. Havza ve Amasya Genelgeleri: Tarihsel Çerçeve
Millî Mücadele’nin hazırlık safhasında bir dizi genelge ve kongre kararı yayınlanmıştır. Bunların ilki, 28 Mayıs 1919’da yayınlanan Havza Genelgesi’dir. Ardından 22 Haziran 1919’da, daha kapsamlı bir şekilde, Amasya Genelgesi kaleme alınmıştır. Her iki metin de Osmanlı Devleti’nin Mondros Ateşkes Antlaşması ile fiilen işgallere açık hâle gelişine, büyük devletlerin ve azınlıkların faaliyetlerine, İstanbul Hükûmeti’nin ise hareketsizliğine tepkidir.
Özellikle Amasya Genelgesi, “Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.” ifadesiyle meşhur olmuştur. Bu ifade, Millî Mücadele’nin temelinde ulusal egemenlik ve bağımsızlık fikrinin yer aldığının açık bir göstergesidir.
Bu genelgelerin yayınlandığı dönemde, Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a çıkışı (19 Mayıs 1919) ve akabinde Havza’ya geçişi, Anadolu’da kurtuluş hareketinin örgütlenmesi açısından kritik bir başlangıç noktası kabul edilir. Anadolu’daki direniş potansiyelini harekete geçirmek, işgal güçlerine karşı tepki göstermek ve halkı bilinçlendirmek amaçlanmıştır.
3. Mondros Ateşkes Antlaşması Sonrası Durum
Mondros Ateşkes Antlaşması (30 Ekim 1918), Osmanlı Devleti’ni, fiilî olarak İtilaf Devletleri’nin insafına terk etmiştir. Bu anlaşma ile:
- Osmanlı ordusu terhis edilmiş, yani büyük ölçüde silahsızlandırılmıştır.
- Stratejik bölgeler (Boğazlar, vilayet merkezleri, limanlar) işgal hareketine açık hâle gelmiştir.
- Azınlık faaliyetleri ve yerel ayaklanmalar artış göstermiş, Ermeni ve Rum çeteler belirli bölgelerde otorite boşluğundan yararlanarak ayrılıkçı girişimde bulunmuştur.
- İstanbul Hükûmeti, önde gelen üyeleri vasıtasıyla işgalcilerin baskılarına boyun eğmiş, tepkisiz kalmıştır.
Bu koşullar altında Anadolu’da ulusal bir direniş örgütlenmesi kaçınılmaz hâle gelmiştir. Havza ve Amasya genelgeleri de tam bu noktada ortaya çıkmış, ulusal hareketin “kimi, ne şekilde örgütlemeyi” hedeflediğini açıklamıştır.
4. Havza ve Amasya Genelgeleri’nde Alınan Kararlar
Havza ve Amasya genelgeleri, içerikleri bakımından birbirlerini tamamlayıcı niteliktedir. Özetle şu karar ve çağrılara yer verilmiştir:
- İşgallere Karşı Protesto Gösterileri Düzenlenmesi:
- Halkın işgal kuvvetlerine karşı barışçıl gösterilerle tepkisini ortaya koyması istenmiştir.
- Mitingler düzenlenerek, Avrupa ve dünya kamuoyuna işgallerin haksız olduğu mesajı verilmiştir.
- Ulusal Örgütlenme ve Direnişin Sağlanması:
- Anadolu’nun çeşitli bölgelerinde cemiyetler (müdafaa-i hukuk cemiyetleri vb.) kurulması veya mevcut olanların güçlendirilmesi teşvik edilmiştir.
- Halkın askerî ve lojistik kapasitesini yeniden düzenleyecek, işgalcilere karşı gerekirse silahlı mücadeleyi de yürütebilecek bir alt yapı hazırlığı yapılmıştır.
- İstanbul Hükûmeti’nin Tutumuna Tepki:
- İstanbul Hükûmeti’nin sessiz kalması, hatta zaman zaman işgalci politikalara boyun eğmesi eleştirilmiş, milletin kendi bağımsızlığını kendisinin savunması gerektiğine vurgu yapılmıştır.
- Bu sessizliğin, ülkenin daha derin işgale uğramasını kolaylaştırdığı bilinmekte ve “Merkezî otorite yardım etmiyorsa, halk kendi iradesiyle örgütlenmeli.” mesajı verilmiştir.
- Ulusal Egemenlik Fikrinin Yaygınlaştırılması:
- Amasya Genelgesi’nde geçen “Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.” ifadesi özellikle önemlidir.
- Bu cümle, Osmanlı Devleti’nin monarşik düzenine karşı, ulusal (millî) egemenlik fikrinin hâkim kılınması gerekliliğini ifade eder.
Bu kararlar, soruda da belirtildiği gibi, işgaller ve azınlık faaliyetleri karşısında İstanbul’un tutumunun kınanması ve doğrudan halkın desteğine dayalı bir mücadele yönteminin benimsendiğini açıkça göstermektedir.
5. Millî Mücadele’nin Özellikleri ve Tanımları
Millî Mücadele, 1919-1922 yılları arasında ülkenin bağımsızlığını ve bütünlüğünü korumak amacıyla verilen topyekûn bir kurtuluş savaşıdır. Bu sürecin genel özelliklerini şu şekilde özetleyebiliriz:
-
Ulusal Egemenlik ve Bağımsızlık Hedefi:
Osmanlı Devleti’nin çöküş sürecinde, padişah ve hükümetin aciz kaldığı noktada halkın kendi geleceğine sahip çıkma isteği belirgin olmuştur. -
Halkın Katılımı:
Köylüsünden şehirlisine, aydınından esnafına kadar toplumun her kesiminin katıldığı, dolayısıyla “millî” niteliği güçlü bir direniş sürecidir. -
Bölgesel Cemiyetlerden Ulusal Parlamento’ya (TBMM) Geçiş:
Önce yerel derneklerde başlayan örgütlenme, Erzurum ve Sivas kongreleriyle ulusal ölçekte bütünleşmiş ve nihayetinde 23 Nisan 1920’de TBMM açılmıştır. -
Dış Politik Manevralarda ‘Tam Bağımsızlık’ İlkesi:
O dönemde siyasi ve diplomatik alanda Misak-ı Millî sınırları temel alınarak, işgalci devletlerle zorlu müzakereler yürütülmüştür. -
Askerî ve Siyasi Strateji:
Mustafa Kemal Paşa önderliğinde düzenli ordunun kurulması, Sakarya ve Büyük Taarruz gibi önemli muharebelerin kazanılmasıyla ülke düşman işgalinden temizlenmiştir.
Bu özellikler, eserlerde ve akademik kaynaklarda sıkça vurgulanan ana başlıklardır.
6. Sorunun Analizi: Millî Mücadele’nin Hangi Özelliği?
Soruda Havza ve Amasya genelgelerindeki şu unsurlara dikkat çekilmektedir:
- Mondros Ateşkes Antlaşması sonrası yapılan işgallere karşı kararlar alınmıştır.
- Azınlıkların bölücü faaliyetleri karşısında tutum belirlenmiştir.
- Bu faaliyetlere sessiz kalan İstanbul Hükûmeti’ne tepki duyulmuş, halka yönelik çağrılar yapılmıştır.
Bu maddeleri birleştirdiğimizde, genelgelerin özünde “işgalleri tanımama, ulusal direnişi örgütleme, milletin kendisine sahip çıkma gerekliliği” temalarının yer aldığı görülür. İşgalci güçlerle uzlaşmaya dayalı, dış destek arayışında bir tutum yerine, doğrudan ulusal dayanışma ve bağımsızlık fikri öne çıkarılmıştır.
Burada “Millî Mücadele’nin hangi özelliği öne çıkıyor?” sorusunun cevabı, ulusal bağımsızlık ve ulusal egemenlik kavramları arasında buluşur. Ancak şıklar içerisindeki ifade kıyaslandığında, özellikle “ulusun kendi iradesini ortaya koyarak bu işgallere karşı durması” olgusu, “Ulusal bağımsızlığa önem verme” olarak formüle edilebilir.
7. Dört Temel Seçenek Üzerinde Değerlendirme
Soruda dört ayrı seçeneğin hangi anlama geldiğini, Havza ve Amasya genelgelerinin hangisini yansıttığını incelemek gerekir.
7.1. A) Dış Destek Aranması Gerektiği
- Açıklama: Millî Mücadele sırasında herhangi bir devletin doğrudan askerî veya siyasi desteğini talep etme çabaları bazı çevrelerde düşünülmüş olsa da (örneğin Amerikan Mandası fikri), resmi olarak ve özellikle Mustafa Kemal önderliğinde reddedilmiştir.
- Havza ve Amasya Genelgeleri İlişkisi: Bu genelgelerde dış desteğe vurgu yapılmaz; aksine millî birlik ve halkın kendi gücüyle hareket etmesi fikri yer alır. Dolayısıyla A şıkkı doğru değildir.
7.2. B) Ulusal Bağımsızlığa Önem Vermesi
- Açıklama: Millî Mücadele’nin temelinde “tam bağımsızlık” ilkesi vardır ve bu Havza-Amasya genelgelerinde açık şekilde yansıtılır. Özellikle Amasya Genelgesi’nde yer alan “Milletin istiklalini, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.” ifadesi, bağımsızlığın halkın kararıyla korunacağına vurgu yapar.
- Havza ve Amasya Genelgeleri İlişkisi: Bu belgelerde işgallere ve azınlık faaliyetlerine karşı halkın ve ulusun bütünleşerek hareket etmesi öngörülür. İstanbul Hükûmeti’nin sessiz kalışı kınanır ve milletin kendi kurtuluşunu sağlaması yönünde adımlar atılır. Bu da doğrudan ulusal bağımsızlık fikrine işaret eder. Dolayısıyla en uygun şık budur.
7.3. C) Kişilere Bağlı Olması
- Açıklama: Millî Mücadele, tek bir liderin veya padişahın kararıyla yürümemiştir. Elbette Mustafa Kemal Paşa’nın rolü belirleyicidir ancak mücadelenin meşruiyeti ve dayanak noktası “milletin isteği ve azmi”dir. Bu nedenle, “kişilere bağlı” bir hareket olmaktan çok, “ulusal irade” odaklı bir harekettir.
- Havza ve Amasya Genelgeleri İlişkisi: Bu metinler, kişisel kararlardan ziyade ulusa seslenir. Dolayısıyla C şıkkı doğru olmaz.
7.4. D) Millî Egemenliği Sağlamak İstemesi
- Açıklama: Millî egemenlik, Millî Mücadele’nin önemli hedeflerinden biridir. Zaten TBMM’nin açılmasıyla padişaha ve İstanbul Hükûmeti’nin yetkilerine karşı ulusun egemenliği fikri öne çıkarılmıştır.
- Havza ve Amasya Genelgeleri İlişkisi: Bu belgelerde millî egemenlik fikri bulunmakla birlikte, sorunun metninde “Milli Mücadele’nin hangi özelliğini göstermektedir?” denirken özellikle işgallere karşı tepki ve halk desteğinden bahsedildiği için, bu durum birincil olarak “ulusal bağımsızlığı” vurgulayan bir nitelik olarak anlaşılır. D seçeneği de kısmen yakın olsa da, burada daha açık şekilde “bağımsızlık” vurgusunun yapıldığı dikkati çeker.
Buna rağmen, D seçeneğinin de akla yatkın olduğu bir gerçektir. Ancak sorunun orijinal ifadesi, “işgallere, azınlık faaliyetlerine ve İstanbul Hükûmeti’nin sessizliğine” karşı durmayı vurguladığından, “ulusal bağımsızlık” konusuna odaklanır. Egemenlik kavramı, bağımsızlıkla iç içe olsa da, Havza ve Amasya genelgelerindeki en belirgin vurgu bağımsızlık fikridir.
Sonuç olarak en doğru seçenek, B) Ulusal bağımsızlığa önem vermesi olacaktır.
8. Çözüm ve Sonuç
Havza ve Amasya genelgelerinde, Osmanlı’nın işgaller karşısındaki zayıflığı ve azınlıkların bölücü faaliyetleri açıkça dile getirilmiştir. İstanbul Hükûmeti’nin pasif tutumuna tepki gösterilerek millî bilincin örgütlenmesi amaçlanmıştır. Bu, doğrudan ulusal bağımsızlık gayesinin ilk işaretlerindendir. Mustafa Kemal Paşa’nın bu genelgelerle çağrısını yaptığı “ulusun kendi kararını kendisinin verip kendi kurtuluşunu gerçekleştirileceği” düşüncesi, Millî Mücadele’nin “ulusal bağımsızlığa önem vermesi” niteliğini perçinler.
Dolayısıyla soruda anlatılan durum, Millî Mücadele’nin en önemli, temel özelliğini, yani “Ulusal bağımsızlığa önem verilmesi” ilkesini göstermektedir.
9. Özet Tablo
Aşağıdaki tabloda, sorunun şıklarını, bu şıkların Millî Mücadele’deki karşılıklarını ve Havza-Amasya genelgeleriyle uyumunu özetliyoruz:
| Şık | Kısa Açıklama | Havza-Amasya Genelgeleriyle İlişkisi |
|---|---|---|
| A) Dış Destek Aranması Gerektiği | Millî Mücadele’nin yabancı ülkelerin desteğiyle yürütülmesi gerektiği düşüncesi. | Havza ve Amasya genelgeleri bu düşünceyi vurgulamaz, dış destek yerine ulusal birliği önceler. Dolayısıyla bu şık uygun değildir. |
| B) Ulusal Bağımsızlığa Önem Vermesi | İşgal ve azınlık faaliyetlerine karşı ulusun kendi gücüyle mücadele etmesi ve bağımsızlığı koruma amaçlı duruş. | Genelgelerde esas vurgunun ulusun kendi iradesi ve gücüyle işgale karşı koyması olduğundan bu şık doğrudur. |
| C) Kişilere Bağlı Olması | Mücadelenin belirli kişilere (örneğin sadece M. Kemal Paşa) bağlı olarak geliştiği anlamı. | Millî Mücadele’nin temeli ulusal egemenlik ve halkın desteğidir, sadece kişilere bağlı değildir. Bu nedenle doğru olmaz. |
| D) Millî Egemenliği Sağlamak İstemesi | Halkın egemenliği esas alma, padişahın gücünü sınırlandırma ve TBMM’nin açılması fikri. | Yakın bir seçenek olsa da, Havza ve Amasya genelgeleri öncelikle bağımsızlık temasını en belirgin şekilde öne çıkarır. |
Tablodan da görülebileceği gibi, Millî Mücadele’nin “ulusal bağımsızlığa önem vermesi” niteliği, sorunun anlatımına en uygun çözümdür.
10. Sonuç ve Genel Değerlendirme
Havza ve Amasya genelgeleri, Türk Milleti’nin işgallere ve ayrılıkçı girişimlere karşı harekete geçerek kendi geleceğine sahip çıkması gerektiğini duyuran ilk resmi metinlerdendir. İstanbul Hükûmeti’nin tepkisiz tutumuna alternatif olarak, milleti doğrudan işgale karşı tavır almaya yönlendirmiş, milletin iradesini örgütlemiş ve bağımsızlık kavramını merkeze yerleştirmiştir.
Buradan hareketle sorudaki durumun, Millî Mücadele’nin “ulusun tam bağımsızlığını” öncelediğini ve buna yönelik bir direniş hattı belirlediğini göstermektedir. Dolayısıyla doğru cevap B) Ulusal bağımsızlığa önem vermesi şeklindedir.
Özet halinde ifade edecek olursak:
- Amasya Genelgesi’nin ünlü sözü, Millî Mücadele’nin temel felsefesini net biçimde anlatır: “Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.”
- Bu, herhangi bir dış desteğe dayanmadan, kişisel iradeler yerine ulusal iradeye önem vererek, millî egemenlik fikrini uzun vadede sağlamayı hedeflese de ilk anda en doğrudan tepki “ulusal bağımsızlık” arzusuyla ortaya çıkmıştır.
Dolayısıyla soruda belirtilen kararlar, Millî Mücadele’nin ulusal bağımsızlığa dayalı bir özelliğe sahip olduğunu açıkça yansıtır.
@sorumatikbot
