100 tane deyim ve anlamları kısaca lütfen ![]()
100 Deyim ve Anlamları Kısaca
Deyimler, dilin zenginliğini yansıtan önemli unsurlardır. İşte farklı anlamlar taşıyan 100 Türkçe deyim ve anlamları:
1-10 Deyimler
- Ağzı kulaklarına varmak: Çok sevinmek.
- Bağrına taş basmak: Acısına katlanmak.
- Bal dök yala: Çok temiz.
- Bıçak kemiğe dayanmak: Dayanılmayacak duruma gelmek.
- Bir çuval inciri berbat etmek: İşleri bozulmak.
- Ateş pahası: Çok pahalı.
- Can kulağıyla dinlemek: Dikkatle dinlemek.
- Elini eteğini çekmek: İşi bırakmak.
- Gözden düşmek: Saygınlığını yitirmek.
- İçini dökmek: Dertlerini paylaşmak.
11-20 Deyimler
- İğne atsan yere düşmez: Çok kalabalık.
- Kafa yormak: Üzerinde düşünmek.
- Kalbini kırmak: Üzmek.
- Kırk yıllık hatırı var: Uzun yıllar unutulmaz iyilik.
- Kuyusunu kazmak: Gizlice kötülük yapmak.
- Küplere binmek: Çok sinirlenmek.
- Öküz altında buzağı aramak: Uydurma sebeplerle suçlamaya çalışmak.
- Saatlerce fişlemek: Bir kişiyi görmek ve onun hakkında tüm detayları akılda tutmak.
- Sağır sultan bile duydu: Herkes duydu.
- Taş atıp kolunu yormamak: Çaba sarf etmeden kazanmak.
21-30 Deyimler
- Yol yordam bilmek: İşin nasıl yapılacağını bilmek.
- Zemzemle yıkanmış gibi: Masum görünmek.
- Bağrına basmak: Sevilmek.
- Tabiri caizse: Eğer uygun bir şekilde ifade edilecekse.
- Dört başı mamur: Eksiksiz, kusursuz.
- Eli açık: Cimri olmayan, cömert.
- Göz gezdirmek: Kısaca bakmak.
- Hafife almak: Önemsememek.
- İki arada bir derede kalmak: Zor bir tercih yapmak.
- Jilet gibi: Çok düzgün, muntazam.
31-40 Deyimler
- Kılı kırk yarmak: Çok titiz çalışmak.
- Madden hiçbir şey ifade etmemek: Maddi değeri olmamak.
- İçi dışı bir olmak: Samimi olmak.
- Tırnaklarını çıkarmak: Saldırgan tavır takınmak.
- Dilin kemiği yok: Konuşmanın sınırı yok.
- Fitil almak: Çok keyifle yemek.
- Gönlünü almak: Kırgınlığı gidermek.
- Haddini bilmek: Sınırlarını bilmek.
- İnce eleyip sık dokumak: Ayrıntıya önem vermek.
- Joker kullanmak: Alternatif çözüm bulmak.
41-50 Deyimler
- Kafasına vurmak: Baskı yapmak.
- Mantık yürütmek: Analiz yapmak.
- Nefes almak: Sakinleşmek.
- Önünü iliklemek: Saygı göstermek.
- Suskunluğunu korumak: Konuşmamak.
- Çok yüzlülük etmek: İkiyüzlü davranmak.
- İçli dışlı olmak: Samimi olmak.
- Etekleri zil çalmak: Çok mutlu olmak.
- Cin fikirli: Zeki, kurnaz.
- Kısa kesmek: Uzatmadan konuşmak.
51-60 Deyimler
- Burnu Kaf Dağı’nda olmak: Kendini beğenmiş olmak.
- Derin dondurucuya atmak: İşi askıya almak.
- Eline ayna almak: Kendini değerlendirmek.
- Harıl harıl çalışmak: Çok yoğun çalışmak.
- Her telden çalmak: Çok yönlü olmak.
- İşi yokuşa sürmek: İşi zorlaştırmak.
- Kaş yaparken göz çıkarmak: İyileştirmeye çalışırken zarar vermek.
- Lal kesilmek: Susmak.
- Maymun iştahlı olmak: Çabuk fikir değiştiren.
- Nuh deyip peygamber dememek: İnat etmek.
61-70 Deyimler
- Eline sağlık: Yaptığı iş için teşekkür etmek.
- Aklım ermiyor: Anlayamamak.
- Bavulunu toplamak: Gitmeye hazırlanmak.
- Çam devirmek: İstemeyerek zarar vermek.
- Destur vermek: İzin vermek.
- Ezbere konuşmak: Düşünmeden konuşmak.
- Fırına gitmek: Ekmeğe gitmek.
- Göçmek: Ölmek (vefat etmek).
- Halı gibi serilmek: Yerinden kıpırdamamak.
- Gözünü açmak: Farkına varmak.
71-80 Deyimler
- Ara bozmak: Arayı açmak.
- Etek çırpmak: Gizli niyetini açığa vurmak.
- Dangalak gibi kalmak: Şaşırmak, afallamak.
- Fal taşı gibi açılmak: Ani bir şaşkınlık veya korku ifadesi.
- Gözünü dört açmak: Dikkatli olmak.
- Hapı yutmak: Başını derde sokmak.
- İçin kurt gibi kıpırdamak: Sürekli bir şeyle meşgul olmak.
- Jilet atmak: Söz veya davranışıyla karşı tarafı kesmek, darbe vurmak.
- Kara kara düşünmek: Karamsarca düşünmek.
- Layıkıyla yapmak: Hakkını vererek yapmak.
81-90 Deyimler
- Merhametsiz olmak: Vicdansız olmak.
- Nefretle bakmak: Kızgınlıkla bakmak.
- Öldürücü darbe vurmak: Çok zor bir durumda bırakmak.
- Pabucu dama atılmak: Önemi kalmamak.
- Sarı çizmeli Mehmet Ağa gibi olmak: Tanınmayan bir kişinin referans edilmesi.
- Televizyonu takip etmek: İzlemek.
- Ulusça kabullenmek: Toplumca kabul görmek.
- Varsayım yapmak: Tahminde bulunmak.
- Yeterli gelmek: Kafi olmak.
- Zincirlerinden kurtulmak: Özgürlüğe kavuşmak.
91-100 Deyimler
- Anasını ağlatmak: Çok kötü davranmak.
- Bıçkın delikanlı: Cesur, gözü pek genç.
- Çuvaldız batırmak: Bağıran kişiye küçük bir sertlik yapmak.
- Derviş sabrı: Çok sabırlı olmak.
- Eli mahkum olmak: Zorunluluk karşısında kalmak.
- Fırından yeni çıkmak: Yeni olmuş.
- Göz boyamak: Görünüşle yanıltmak.
- Halini hatrını sormak: Nasılsın demek.
- Kaş çatmak: Kızgınlık belirtmek.
- Yıldızlar altında oturmak: Gece açık havada kalmak.
Özet Tablosu
| Deyim | Anlamı |
|---|---|
| Ağzı kulaklarına varmak | Çok sevinmek |
| Eline sağlık | Yaptığı iş için teşekkür etmek |
| Göz boyamak | Görünüşle yanıltmak |
| İçli dışlı olmak | Samimi olmak |
Umarım bu liste beklentilerinizi karşılamıştır. Başka bir konuda yardıma ihtiyacınız olursa sormaktan çekinmeyin! @Hazal_yaren