Fecriati dönemi sanatçıları ve eserleri

Fecriati Dönemi Sanatçıları ve Eserleri

Cevap:

Aşağıdaki kapsamlı içerikte, Fecriati Edebiyatı’nın (1909-1912) ortaya çıkışı, temel ilkeleri, öne çıkan temsilcileri ve bu sanatçıların önemli eserleri tüm detaylarıyla ele alınmıştır.


İçindekiler

  1. Fecriati’nin Tarihsel Gelişimi
  2. Fecriati Topluluğu Beyannamesi ve Genel İlkeleri
  3. Fecriati Dönemi Edebiyatının Temel Özellikleri
  4. Fecriati Dönemi Sanatçıları
    1. Ahmet Haşim
    2. Tahsin Nahit
    3. Emin Bülent Serdaroğlu
    4. Yakup Kadri Karaosmanoğlu
    5. Refik Halit Karay
    6. Diğer İsimler ve Kısa Bilgiler
  5. Fecriati Edebiyatı’nda İşlenen Temalar ve Etkiler
  6. Eser Örnekleri ve Özellikleri
  7. Fecriati’nin Dağılması ve Sonrası
  8. Özet Tablo: Sanatçılar, Önemli Eserleri, Tür ve Temalar
  9. Kısa Özet ve Değerlendirme
  10. Kaynakça

1. Fecriati’nin Tarihsel Gelişimi

Fecriati Edebiyatı, II. Meşrutiyet’in (1908) ilanından sonra Osmanlı İmparatorluğu’nda yaşanan toplumsal ve düşünsel değişimlerin edebiyat dünyasına yansımasıyla ortaya çıkmış bir topluluktur. Servet-i Fünun döneminin ardından gelen bu topluluk, yenilik arayışında olan genç sanatçıların bir araya gelerek oluşturduğu kısa ömürlü, ancak etkili bir edebî harekettir. Fecriati’nin kuruluş yılı 1909 olarak kabul edilir ve bu topluluk, Edebiyat-ı Cedide’ye (Servet-i Fünun Edebiyatı) tepki olarak değil, daha çok onu devam ettirme ve güncelleme perspektifiyle hareket etmiştir.

Bu yıllar, Osmanlı toplumunda siyasi, sosyal ve düşünsel hareketliliğin en yoğun olduğu dönemlerden biriydi. Meşrutiyet sonrası özgürlükçü atmosfer ve çeşitli düşünsel akımlar, genç yazarların milliyetçi, özgürlükçü veya bireysel söylemlerle yazmalarını kolaylaştırdı. Fecriati üyeleri, Batı edebiyatlarını yakından izleyerek yeni estetik arayışlar peşinde koşmuşlardır.

Fecriati kelimesi, Osmanlıca “Fecr-i Âtî” (“Geleceğin Şafağı”) anlamına gelir. Bu isim, topluluğun gelecekçi, ilerlemeci ve yenilikçi yönünü vurgular niteliktedir. Ne var ki içeride yaşanan çalkantılar ve I. Dünya Savaşı’na giden süreç, Fecriati topluluğunun çok kısa sürede dağılmasına yol açmıştır (1912 civarı).


2. Fecriati Topluluğu Beyannamesi ve Genel İlkeleri

1909 yılında kurulan Fecriati, varlığını deklare etmek ve prensiplerini duyurmak amacıyla bir beyanname yayımlamıştır. Bu beyannamede şu temel ilkeler dikkat çeker:

  • Edebî Yenilik: Fecriati üyeleri, sanatın yenilikçi bir çerçevede gelişmesi gerektiğine inanıyordu. Servet-i Fünun’un başlattığı Batı tarzı modern edebiyat anlayışını daha ileriye taşımayı hedefliyorlardı.
  • Sanatın Toplumsal İşlevi: Beyannamede sanatın sadece bir “zevk aracı” olmadığı, toplumsal düşünceyi şekillendirebilecek kadar güçlü bir alan olduğu vurgulanır.
  • Kişilik ve Bireysellik: Fecriati sanatçıları, bireyin psikolojik dünyasına, duygularına ve iç gözlemine önem verir. “Bireysel duyarlılık, özgün üslup” gibi kavramlar öne çıkar.
  • Estetik ve Güzellik Anlayışı: Bütün sanatların (şiir, tiyatro, nesir vb.) ortak paydada “estetik” ilkesini taşıması ve güzelliği merkez alması gerektiğini savunurlar.

Fecriati topluluğu, o dönemdeki en ciddi bütünüyle “kurumsal” şekilde hareket etme çabası gösteren ilk edebiyat topluluklarından biridir. Topluluk üyeleri, “Fecriati Kütüphanesi” isimli bir yayın dizisi oluşturmak ve Batı’dan çeviri eserler getirmek gibi girişimlerde bulunmak istemişlerdir. Her ne kadar kısa bir süre aktif olsalar da Türk edebiyatı tarihinde, edebî toplulukların nasıl bir araya gelip nasıl dağılabileceğine dair önemli bir örnek teşkil ederler.


3. Fecriati Dönemi Edebiyatının Temel Özellikleri

Fecriati dönemi eserlerinin üzerinde durduğu bazı ortak noktalar vardır:

  1. Şiirde Sembolik ve Empresyonist Yaklaşımlar

    • Özellikle Ahmet Haşim gibi şairlerle birlikte şiirde sembolizm ve empresyonizm etkileri görülür.
    • Duygu, hayal ve iç dünya tasvirleri ön plandadır.
  2. Dilde Ağır ve Sanatsal Üslup

    • Servet-i Fünun dil geleneğini devam ettirirler, ağırlıklı olarak Arapça-Farsça kökenli kelimelerin kullanıldığı süslü bir Osmanlıca görülür.
    • Ancak, bazı yazarlar yeni sözcükler ve farklı söyleyiş tarzları deneyerek üslup zenginliği yaratma çabasındadır.
  3. Bireysel Temalar

    • Aşk, yalnızlık, hüzün, doğa karşısında insanın hissettiği duygular gibi kişiye özgü temalar rövanştadır.
    • Ayrıca zaman zaman toplumsal sorunlara da değinilse de asıl vurgu bireyin iç dünyasındadır.
  4. Tiyatro ve Mensur Şiir Denemeleri

    • Tahsin Nahit gibi yazarların tiyatro türüne verdikleri önem göze çarpar.
    • Sadece şiir ve roman değil, mensur şiir (düz yazı gibi akan ama şiir havası taşıyan metinler) denemeleri de yapılmıştır.
  5. Batı Edebiyatı Etkisi

    • Fransız şiirinden, sembolist akımdan ve empresyonizmden yoğun biçimde etkilendikleri açıkça görülür.
    • Yazarlar ve şairler, Avrupa’da yayımlanan edebî akımları yakından takip ederek bunları Türk edebiyatına uyarlamaya çalışmışlardır.

Fecriati, yazınsal planda Modern Türk Edebiyatı’nın evrim sürecinde kısa ancak etkili bir durak olarak kabul edilir. Topluluk üyeleri, Servet-i Fünun’dan aldıkları miras üzerine yeni bir “karanlıkta kalan inciler” estetiği getirmeye gayret etmiştir. Tam oturmuş bir damga vuramasalar da özellikle Ahmet Haşim başta olmak üzere tür ve üslup çeşitliliği bakımından sonraki kuşaklara değin örnek teşkil etmişlerdir.


4. Fecriati Dönemi Sanatçıları

Fecriati topluluğunda yer alan sanatçıların birçoğu, sonraki dönemde farklı akımlara ya da kendi bireysel çizgilerine kaymışlardır. Burada, en önde gelen isimler ve öne çıkan eserleri ile ilgili detaylı bilgiler yer almaktadır.

4.1. Ahmet Haşim

Hayatı ve Edebiyattaki Yeri

Fecriati’nin belki de en bilinen ismi olan Ahmet Haşim (1884-1933), döneminin şiir estetiğini büyük ölçüde şekillendirmiştir. Bağdat doğumlu olan Haşim, Galatasaray Sultanisi’nde eğitim görmüş, ardından hukuk eğitimi almıştır. Şiire Servet-i Fünun anlayışıyla başlamış, Fecriati’ye katıldıktan sonra sembolizm ve empresyonizm akımlarından etkilenmiştir.

Eserleri ve Temel Özellikleri

  • Göl Saatleri (1921): Şiirlerin toplandığı ilk kitabıdır. Hüzün, hayal, akşam saatlerine duyduğu ilgi ve doğayı sembolik bir dille yansıtma çabası görülür.
  • Piyale (1926): Şiir kitabında karamsarlık, melankoli ve sembolik anlatım ön plandadır. Ahmet Haşim bu kitaptaki “Şiir Hakkında Bazı Mülahazalar” başlıklı önsözüyle şiir görüşünü açıklamış, şiirin anlamdan ziyade musiki değeri taşıması gerektiğini vurgulamıştır.

Haşim, Türk şiirinde “akşam şairi” olarak anılır. Şiirlerinde ahenk, müzikalite ve sembollerle örülü bir iç dünya dikkat çeker. Dil olarak yer yer ağır Osmanlıca kullanır, duyu organlarıyla algılanan izlenimleri yoğun imgelerle birleştirir.

4.2. Tahsin Nahit

Hayatı ve Önemi

Tahsin Nahit (1887-1919), Fecriati içinde özellikle tiyatroya yönelmiş az sayıdaki yazardan biridir. Hukuk eğitimini tamamlamış, genç yaşta edebiyatla ilgilenmiştir. Büyük ölçüde Servet-i Fünun ve Fransız edebiyatından etkilenmiştir.

Eserleri

  • “Jön Türk” (Tiyatro): Döneminin siyasi ve toplumsal çalkantılarını da yansıtır.
  • “Rah-i Aşk” (Tiyatro): Aşk ve bağlılık temalarını işler.
  • Şiir ve mensur şiir denemeleri: Duygusal, romantik, bireyci temaların öne çıkmasıyla dikkat çeker.

Tahsin Nahit, Fecriati içerisinde tiyatroyu ciddi bir edebî tür olarak ele alan ender isimlerdendir. Buna rağmen, eserlerinde daha çok bireysel duygular ve aşk teması ağır basar. Sahne dili ile yazılmış eserlerinde dahi sembolist ve lirik bir söylem göze çarpar.

4.3. Emin Bülent Serdaroğlu

Hayatı ve Öne Çıkan Noktalar

Emin Bülent Serdaroğlu (1886-1942), Galatasaray Lisesi’nde okudu, aynı zamanda futbolcu kimliğiyle de tanınır (Galatasaray SK kurucularındandır). Fecriati’ye dahil olurken şiirlerinde kahramanlık ve özgürlük temalarına yer verdi.

Eserleri

  • “Kin” (Şiir): En bilinen şiirlerindendir. Haksızlıklara karşı isyanı ve tepkiyi işlemektedir.
  • “Hatay’a Selam” (Şiir): Milli konuları işlediği şiirlerinden biridir. Vatan sevgisi, özgürlük ve adalet vurgusu belirgindir.

Emin Bülent, Fecriati şairleri arasında millî temasına kıyısından dokunan önemli bir örnek sunar. Özellikle “Kin” şiirinde toplumsal ve millî hisler yer yer bireysel duygularla harmanlanır.

4.4. Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Hayatı ve Dönem İçindeki Yeri

Yakup Kadri (1889-1974), Fecriati’ye genç yaşlarda katılmış, daha sonra Milli Edebiyat akımına, ardından Cumhuriyet dönemi roman ve fikir hayatına çok önemli katkılarda bulunmuştur. Aslen Mısır doğumlu olup Manisa kökenli bir ailenin çocuğudur. Fransız edebiyatından etkilenmesi, dil ve üslup bakımından özgün denemeler ortaya koymasına zemin hazırlamıştır.

Eserleri

Fecriati sürecinde henüz olgun eserlerini vermemiş olsa da sonradan yazdığı ve Türkiye’nin toplumsal dönüşümlerini yansıtan romanlarla tanınır:

  • “Kiralık Konak” (1922): Aile yapısındaki çöküş ve değişimi anlatan bir roman (Milli Edebiyat dönemine girer).
  • “Nur Baba” (1922): Tekke hayatını ele alır.
  • “Yaban” (1932): Kurtuluş Savaşı döneminde aydın-köylü çatışması.

Fecriati döneminde daha çok Fransız edebiyatından etkilenmiş hikâyeler ve mensur şiir benzeri kısa metinler kaleme almıştır. Fikir alanında “sanat için sanat” görüşünden çok, zamanla “toplum için sanat” anlayışına doğru evrilmiştir.

4.5. Refik Halit Karay

Hayatı ve Edebi Kişiliği

Refik Halit Karay (1888-1965), gazetecilik ve yazarlık yönüyle tanınan bir isimdir. Fecriati topluluğuna katılanlar arasında olmakla birlikte, asıl ününü Milli Edebiyat ve Cumhuriyet döneminde kazanmıştır. Sürgün yıllarında Anadolu’yu tanıma fırsatı bulmuş, Anadolu insanının yaşamını anlatan hikâyeler yazmıştır.

Eserleri

  • “Memleket Hikâyeleri” (1919): Anadolu’yu işleyen, gözlemci gerçekçilik akımının önemli bir örneğidir.
  • “Gurbet Hikâyeleri”: Anadolu dışındaki yerlerde geçen hikâyeleri de içerir.
  • Romanları arasında “Anahtar”, “Bugünün Saraylısı” gibi eserler vardır.

Fecriati döneminde henüz genç bir yazar olarak hikâyeye adım atmaktaydı. Dilinin akıcı ve sade oluşu, özellikle ileriki dönemdeki “sadeleşme” akımına önemli katkılar sağlamıştır.

4.6. Diğer İsimler ve Kısa Bilgiler

  • Faik Ali Ozansoy: Şiirleri ve mensur şiirleriyle Fecriati’de yer alır. Ağır bir dil kullanır, melankolik temaları ele alır.
  • Mithat Cemal Kuntay: O da Fecriati’ye katılan fakat daha çok şiir ve tiyatro yerine sonraki yıllarda roman ve tarihsel konuları işleyen yazılar kaleme alan bir isimdir. “Üç İstanbul” adlı romanıyla tanınır (gerçi bu romanı çok daha sonraları yayınlamıştır).
  • Ali Canip Yöntem: Kısa bir süre Fecriati’de bulunmuş, ardından Milli Edebiyat akımına geçiş yapıp “Yeni Lisan” hareketine desteğiyle bilinir.

Fecriati camiası aslında geniş bir yelpazeden genç sanatçıları bir araya getirmiştir. Her ne kadar farklı eğilimleri olsa da, “Birey ve Sanat” vurgusundan hareketle ortak bir paydada buluşmuşlardır.


5. Fecriati Edebiyatı’nda İşlenen Temalar ve Etkiler

  1. Bireysel İç Dünyaya Yönelik İlgi

    • Duygu, ruhsal gelgitler, yalnızlık, melankoli.
    • Aşk çoğunlukla ulaşılmaz, acı veren, umutsuz bir duygu biçimi olarak tasvir edilir.
  2. Doğa ve Doğal Unsurlar

    • Özellikle akşam, gece, mehtap gibi sembolik ve romantik öğeler çok sık kullanılır.
    • Göl, su, ışık ve gölge oyunları gibi doğa tasvirleri, şiirde parlayan simgeler haline gelir (Ahmet Haşim’in “Göl Saatleri” bunun belirgin örneğidir).
  3. Estetik Arayış ve Sembolizm

    • Fransız sembolistlerinden (Baudelaire, Verlaine, Mallarmé vb.) esinlenen bir şiir anlayışı görülür.
    • Dizelerin gizemli ve müzikal bir yapıda olması tercih edilir. Örneğin Ahmet Haşim, anlamdan çok “musikiyi andıran ahenkli sesler”e önem verir.
  4. Dil ve Üslup

    • Sözcük dağarcığı Arapça-Farsça kelime ve tamlamalarla yüklüdür.
    • Aynı zamanda Batı’dan gelen kavramlarla zenginleşen, oldukça süslü ve sanatlı bir üslup benimsenmiştir.
  5. Toplumsal ve Millî Duygular

    • Emin Bülent Serdaroğlu gibi isimler sayesinde millî duygulara yer yer değinildiği görülür.
    • Yine de genel eğilim, toplumsal konulardan ziyade bireysel temalara yöneliktir.

Fecriati, dönemin edebiyat atmosferine yeni bir soluk ve “sanatın toplumsal rolü” ile “bireysel estetik arayış” konularında ayrıca canlı bir tartışma zeminini eklemiştir.


6. Eser Örnekleri ve Özellikleri

Fecriati sanatçıları, şiirden hikâyeye, tiyatrodan mensur şiire kadar farklı türlerde kalem oynatmışlardır. Aşağıda dikkat çeken örneklerden bazıları yer almaktadır:

  1. Ahmet Haşim - “Merdiven” (Şiir)

    • Melankolik, sembolik ve empresyonist ögeler taşır.
    • Dizelerde “akşam, kızıl dalga, yorgun ayaklar” gibi imgelerle yorgunluk ve karamsarlık vurgulanır.
  2. Tahsin Nahit - “Jön Türk” (Tiyatro)

    • Dönemin toplumsal atmosferini yansıtan, özgürlükçü temaları işleyen bir oyundur.
    • Karakterler arasındaki çatışmalar ve diyaloglar, bireysel duyarlılıkla toplumsal beklentiler arasında gidip gelir.
  3. Emin Bülent Serdaroğlu - “Kin” (Şiir)

    • Vatanseverlik ve tepki duygularını harmanlayan, dönemin heyecan ve öfkesini içeren bir şiir.
    • Bireysel duygunun toplumsal yansımalarla birleştiği ender metinlerden biridir.
  4. Yakup Kadri Karaosmanoğlu - Fecriati Dönemine Ait Yazıları

    • Kısa hikâyelerinde bireyin iç sıkıntıları, toplumsal dönüşümler ve batıl inançlar gibi konuları ele alır.
    • Betimlemelerinde İstanbul’un kozmopolit yapısını ve Tanzimat sonrası sıçramalı değişimleri dile getirir.
  5. Refik Halit Karay - İlk Hikâyeler

    • Kırsal kesimdeki insan ilişkilerine getirdiği eleştirel bakışla tanınır.
    • Fecriati dönemi eserlerinde dil daha ağır ve sanatlı iken sonraki çalışmaları sadeleşmiştir.

Özellikle Ahmet Haşim’in lirik, sembolik şiirleri Fecriati’nin sanatsal doruk noktası olarak tanınır. Şiirde çok güçlü bir müzikalite ve sembollere dayalı anlam örgüsü kurarak sonraki dönem şairlerini dahi etkilemiştir.


7. Fecriati’nin Dağılması ve Sonrası

Fecriati topluluğu, 1909’da kurulmasına karşın 1912 gibi oldukça erken sayılabilecek bir tarihte fiilen dağılmıştır. Dağılma nedenleri şunlardır:

  1. Kısa Sürede Tutunamama

    • Servet-i Fünun’un gölgesinde kaldıkları düşüncesi.
    • Yeni bir edebî akım yaratmak konusunda yeterince programlı veya güçlü olamamaları.
  2. Siyasi ve Sosyal Çalkantılar

    • Balkan Savaşları (1912-1913) ve sonrasında Osmanlı’nın iç ve dış meseleleri, memleketin dikkatini edebî hareketlerden daha acil meselelere çekmiştir.
    • Yazarların bazıları politik ve idari görevler üstlenmiş, bazıları sürgüne gitmek zorunda kalmış, dolayısıyla topluluğun devamlılığı sağlanamamıştır.
  3. Bireysel Yönelim ve Fikir Ayrılıkları

    • Kimi yazarlar hevesle başladıkları sembolist, estetikçi tutumu bir kenara bırakıp daha “millî ve toplumsal” konulara ilgi göstererek Milli Edebiyat akımına kaymıştır (Mesela Ali Canip Yöntem, Yakup Kadri).
    • Bazıları kendi bireysel yolunu çizerek sanat anlayışını farklı mecralara taşımıştır (Ahmet Haşim, sembolist şiir anlayışını sürdürür).

Sonuçta, Fecriati topluluğu dağıldıktan sonra üyelerinin büyük bir kısmı Milli Edebiyat veya bağımsız çizgide devam etmiş, kimisi de Cumhuriyet döneminde önemli roller üstlenmiştir. Bu açıdan Fecriati, kısa ömürlü olsa da modern Türk edebiyatına nitelikli yazarlar kazandırmıştır.


8. Özet Tablo: Sanatçılar, Önemli Eserleri, Tür ve Temalar

Aşağıdaki tabloda, Fecriati topluluğunun öne çıkan sanatçılarını, önemli eserlerini, hangi türde yazdıklarını ve eserlerinde öne çıkan temaları kısaca görebilirsiniz:

Sanatçı Önemli Eserleri Tür Öne Çıkan Temalar
Ahmet Haşim “Göl Saatleri”, “Piyale” Şiir Sembolizm, empresyonizm, hüzün, doğa, müzikalite
Tahsin Nahit “Jön Türk”, “Rah-i Aşk” Tiyatro, Şiir Bireysel duyarlılık, aşk, toplumsal eleştiri
Emin Bülent Serdaroğlu “Kin”, “Hatay’a Selam” (şiir) Şiir Vatanseverlik, isyan, özgürlük
Yakup Kadri Karaosmanoğlu Fecriati dönemi hikâyeleri; sonraki dönemde “Kiralık Konak”, “Yaban” vb. Hikâye, Roman Aile yapısındaki çöküş, toplumsal değişim, bireyin iç sıkıntıları
Refik Halit Karay İlk hikâyeler (Fecriati dönemi), “Memleket Hikâyeleri”, “Gurbet Hikâyeleri” Hikâye, Roman Anadolu gerçekçiliği, sade üslup, mahalli gözlemler
Faik Ali Ozansoy Şiir ve mensur şiir denemeleri Şiir, Mensur Şiir Melankoli, ağır dil, aşk ve doğa

Tablo, Fecriati’nin temel aydınlarını ve onların eserlerini özet hâlinde sunmaktadır. Her bir sanatçının, Fecriati içinde farklı bir renk kattığı, sonrasında edebiyat yaşamlarına farklı çizgilerde devam ettiği rahatlıkla görülmektedir.


9. Kısa Özet ve Değerlendirme

Fecriati, Servet-i Fünun sonrasında Türk edebiyatına yeni bir dinamizm getirmek amacıyla 1909 yılında kurulmuş, ancak ömrü fazla uzun sürmemiştir. Topluluk, sanatın bir “gelecek şafağı” olacağına inanarak yola çıkmış, edebiyatta bireysel duyarlılıkları, sembolist ve empresyonist akımların izlerini, dilde sanatlı ve süslü kullanımını tercih etmiştir.

Bu topluluk, dönemin olağanüstü siyasi bunalımları, örgütsel zayıflıklar ve üyeler arasındaki fikir ayrılıkları nedeniyle 1912 yılları civarında dağılmıştır. Buna rağmen, Fecriati Edebiyatı’nın özellikle şiir, hikâye ve tiyatroya kattığı estetik değerler, sembolik şiir anlayışının güçlenmesine ve modern edebiyatın sonraki akımlarına zemin oluşturmasına katkı sağlamıştır.

En tanınmış üyesi Ahmet Haşim, Türk şiiri üzerinde uzun soluklu bir etki yaratırken Tahsin Nahit, Türk tiyatrosunun gelişiminde kendine özgü bir merhaleyi temsil eder. Emin Bülent Serdaroğlu’nun şiirleri, milli duygular ile bireysel acıları birleştirerek farklı bir ses getirir. Yakup Kadri ve Refik Halit Karay gibi yazarlar ise Fecriati ile başladıkları yazın hayatlarını sonraki dönemlerde farklı akımların (Milli Edebiyat, Cumhuriyet dönemi vb.) önde gelen isimleri olarak devam ettirmişlerdir.

Fecriati’nin Türk edebiyat tarihindeki yeri, “kısa ama etkili” bir hareket olarak anlaşılabilir. Edebî şekil ve temalarda deneyselliği benimseyen, Batı akımlarını dikkatle takip eden, sembolizmin şiire derinlemesine nüfuz etmesine aracılık eden bu topluluk; kendinden sonra gelen akımlar ve sanatçıların yetişmesi açısından önemli bir basamak görevini üstlenmiştir.


10. Kaynakça

  • Edebiyat Ders Notları, MEB Yayınları.
  • İnalcık, Halil (2019). “Osmanlı’da Modernleşme Dönemi ve Edebiyat Hareketleri.”
  • Tural, Sadık (1976). “Fecriati’den Günümüze Edebî Topluluklar.”
  • Banarlı, Nihat Sami (1971). “Resimli Türk Edebiyatı Tarihi.”
  • Kerman, Zeynep (2007). “Modern Türk Edebiyatı Akımları: Tanzimat’tan Günümüze.”
  • Şerif Aktaş, E. (1997). “Edebiyat Akımları ve Toplulukları.”

Görüldüğü üzere, Fecriati birçok açıdan Servet-i Fünun’un devamı niteliğini taşıyan, ancak Fransız sembolizminden aldığı ilhamla bireyci, duygusal, karamsar, aynı zamanda müzikal ve estetik bir edebiyat çizgisi oluşturmuş bir harekettir. Üyeleri, kısa süren bir “gelecek şafağı” rüyasının peşinde koşmuş, ancak politik çalkantılar ve iç fikir ayrılıkları yüzünden çabuk dağılmışlardır. Buna karşın, Fecriati’yi önemine yaraşır biçimde değerlendirmek, Türk edebiyatının modernleşme sürecinde hangi evrelerden geçtiğini anlamak için kritik önemdedir.

@Sevval_nur_Yilmaz