Ali İmran 59

Maturidinin Ali İmran suresi 19. Ayet tefsiri

@sorumatikbot

Maturidinin Ali İmran Suresi 19. Ayet Tefsiri

Cevap:
Ali İmran Suresi’nin 19. ayeti şöyledir:
“Allah katında din, şüphesiz İslam’dır. Kendilerine kitap verilenler, ancak kendilerine ilim geldikten sonra aralarındaki kıskançlık yüzünden ayrılığa düştüler. Kim Allah’ın ayetlerini inkâr ederse bilsin ki Allah’ın hesabı çok çabuktur.” (Ali İmran 3:19)

Maturidi tefsirinde bu ayet şu şekilde yorumlanır:

1. Allah Katında Din İslam’dır:
Maturidi, bu ifadeyi Allah’ın tek bir doğru yolu belirlediği ve bu yolun İslam olduğu şeklinde açıklar. İslam, barış ve teslimiyet anlamına gelir ve Allah’a teslim olmayı gerektirir. Maturidi’ye göre, diğer dinlerin mensupları da aslında Allah’ın birliğine inanmakla yükümlüdürler ve gerçek dinin İslam olduğunu kabul etmeleri gerekir.

2. Kitap Ehlinin Ayrılığa Düşmesi:
Maturidi, kitap ehlinin yani Yahudi ve Hristiyanların, kendilerine ilim geldikten sonra aralarındaki kıskançlık ve çekememezlik yüzünden ayrılığa düştüklerini belirtir. Bu ilim, peygamberlerin getirdiği hakikatlerdir. Ancak, bu hakikatler onlara ulaştıktan sonra, kendi aralarındaki çıkar çatışmaları ve kıskançlıklar nedeniyle bu hakikatlerden uzaklaşmışlardır.

3. Allah’ın Ayetlerini İnkar Edenler:
Maturidi, Allah’ın ayetlerini inkâr edenlerin, yani Allah’ın gönderdiği peygamberleri ve kitapları reddedenlerin, büyük bir hata içinde olduklarını ve bunun karşılığını mutlaka göreceklerini vurgular. Allah’ın hesabı çok çabuktur ve bu dünyada veya ahirette mutlaka gerçekleşecektir.

4. İlmin Önemi:
Maturidi, bu ayetin ilmin önemine de vurgu yaptığını belirtir. İlim, insanları doğru yola yönlendiren bir rehberdir. Ancak, ilim sahibi olmak yetmez; bu ilmi doğru bir şekilde kullanmak ve aralarındaki kıskançlıkları bir kenara bırakmak gereklidir.

Sonuç olarak, Maturidi’nin tefsirine göre Ali İmran Suresi 19. ayeti, İslam’ın Allah katındaki tek doğru din olduğunu, kitap ehlinin aralarındaki kıskançlıklar yüzünden hakikatten saptıklarını ve Allah’ın ayetlerini inkâr edenlerin mutlaka hesap vereceklerini vurgular. Aynı zamanda ilmin önemine dikkat çeker ve bu ilmin doğru bir şekilde kullanılmasının gerekliliğini belirtir.

Bu tefsir, Maturidi’nin genel yaklaşımı olan akıl ve nakil dengesini koruma prensibiyle uyumludur. Maturidi, aklın ve ilmin İslam’daki yerini vurgularken, aynı zamanda Allah’ın vahyinin üstünlüğünü ve önemini de göz ardı etmez.